Lilypie Breastfeeding PicLilypie Breastfeeding Ticker

24 Aralık 2007 Pazartesi

Bayram Tatili...


Neredeyse üç güne üç sofra gibi oldu :) Annemin spesyeli, hamsili pilav ve yeni keşfi muhallebili, bezeli, çikolata soslu oldukça değişik bir tatlı...Benim her tatdan az ama çok çeşitli bayram sofram ve spesyelim, kremalı fırında patates...Halamların kahvaltı sofrası, gözlemeleri ve bayramın sonunda eklenen kilolar sanırım özet geçmek için yeterli oldu:)

Vee şeker,küçük, eğlenceli çekirdek ailem:))
Hazırladıkları bayram sofraları, sohbetleri, ciddi ciddi araba yarışları:))), katılımları için çok teşekkürler:))
Bitmeyen neşeniz ve enerjinizle, en önemlisi hep birlikte nice bayramlara...

19 Aralık 2007 Çarşamba

MELTEMLİ LEZZETLER 1 YAŞINDA!


Bundan tam 1 yıl önce internette öylesine dolanıyordum, "neymiş bu blogger, blogspot bir bakıyım" derken kendimi sitem için isim ararken buldum:)
Yani itiraf ediyorum aklımda hiç böyle bir site yaratmak yoktu.Bununla birlikte her geçen gün artan siteye giriş sayısını da hiç beklemiyordum. Blog'un her zaman yorum bırakan, takiplerini hiç eksik etmeyen başta Hande olmak üzere, sadece neler var bugün diye giriş yapan da çok isim var biliyorum. Her birinize çok ama çok teşekkür ederim çünkü siz bu yazıları okumasanız ben biliyorumki çoktan vazgeçebilirdim ama şu an sanki benden birileri birşeyler yazmamı bekliyor gibi hissediyorum ve bilgisayar başından kalkmıyorum.
Evet blog lezzetler adı altında yeni tariflerin verildiği bir yer olmaktan, benim yoğun çalışmam, mutfağa girememem yüzünden "günlük" halini aldı:) ama adını değiştirmeyi düşündüysem de sonradan bunu istemediğimi farkettim bunun sebebi sanki çocuğum gibi olması, yanımdan ayırmak istemediğim...
Şimdi en kısa sürede evim, yılbaşı organizasyonum, kendi yapmış olduğum süslerim, yemeklerim, özel sosların tarifleri ve resimleriyle burda olacağım.
Umarım 2008' de daha enerjik olurum ve mutfağıma da daha çok zaman ayırabilirim:)

16 Aralık 2007 Pazar

DANA KOVALAMACA...

Hürriyet 16 Aralık Pazar

Bekir COŞKUN bcoskun@hurriyet.com.tr

Dana kovalamaca...


KARDEŞLERİMİZ kaçan bir danayı kovalıyorlarsa...

Demek ki bayram geldi.

Kimi zaman İspanyolların, boğaların önünden kaçma şenliklerini görürüz televizyonlarda. Bir kapıdan salınan boğalar ve onların önünde koşan, daha doğrusu kendini boğalara kovalatan İspanyollar.

Bizimkisi tersine:

Önde dana...

Arkasında arkadaşlar...

Hah...

Demek ki bayram var...

*

Bütün hayvanlar kesilirken korkarlar.

Korkudan titrerler ve gözleri hiçbir zaman olmadığı kadar irileşir, dehşet içinde etraflarına bakarlar.

Çünkü onları da Allah yarattı ve yaratırken onlara; beslenme, bebek sahibi olma, yavrularını koruma, savunma, sevme gibi duygular yanında "korkma" duygusu da verdi.

Siz hiç bir koyunun kaybolmuş bebeğini arayanını gördünüz mü?

Deliye döner...

Bağıra bağıra sağa-sola koşuşur.

Onun kokusunu bulmak için havayı koklar.

Ve bulduğunda... Çenesi ile onu altına çekerken, yüzüne durmadan öpücükler kondurur.

Çünkü o bir annedir.

(.....)

Tüm bu duygulara sahip bir canlının "korkma" duygusunun olmadığını söyleyebilir misiniz?..

İşte bu yüzden kaçar koyunlar, danalar.

Hele yakalanınca bir bıçağa bakışları var...

*

Ama ne yapacaksınız?

"Kesmek" ibadetse ve Diyanet İşleri Başkanlığı illa "kan akıtın" diyorsa...

250 bin yetim ve kimsesiz yaşlı binbir türlü çağdaş ihtiyaçları için yardım beklerken, illa onlara "kırmızı et" vermek istiyorsanız...

Danaları kovalamalıyız...

Dana korkar...

Ne zaman arkadaşların dana kovaladığını görsem...

Hah...

Demek ki bayram var...

Bekir Coşkun' un bugünkü yazısını okuyunca yine o günlerinin geldiğini farkettim, hani yollarda koşan hayvancıklar, her köşe başının kan dolması vs.
Ben vejeteryan değilim yani köftemi de etimi de yiyorum ama ben bizzat bu işe sebep olmuyorum. Bu kesimlerin profesyonelce yapıldığı, büyük fabrikaların ve özel kesim alanlarına sahip büyük firmalara ait yerlerden gelen etleri alıyorum. Yol kenarında, gözünün içine baka baka kan dökmüyorum. Benim bu noktada dini sözlere karnım tok. Hiç bir mantıklı açıklaması olmayan, yıllardır süre gelen bir şeyi sorgulamadan devam ettirenleri de anlamam mümkün değil. Kendini hayvan sever olarak tanıtmak, evinde hayvan beslemek sonrada göz göre göre kan dökmek, bu nasıl iş?
İçinde hayvan sevgisi olan, hayatında bi kere bile olsun herhangi bir canlının gözünün içine gerçekten bakan biri bunu yapamaz. Ne hakkınız var onu annesinden, bebek yapmasından, onu kollamasından mahrum etmeye.
Ben de biliyorum doğanın gereklerini, hayatta kalmak için her canlının diğerini yemek zorunda olduğunu, ama en azından sadece bu iş için yetiştirilmiş hayvanları, ihtiyacın kadar, fazlasıda olmadan ilgili kuruluşlardan alıp tüketmek yetmez mi?
Madem dini vecibeler, aynı zamanda bilmez misiniz müsriflikte aynı derece günahtır. Dolabınızda ihtiyacınız kadar etiniz varken koca bir hayvanı kesip, aynı şekilde evinde her daim eti bulunan komşunuza verip sonrada içinizin huzurlu ve sevap kazandığınızı hissediyorsanız size sadece acırım...

Bu görüntülerden büyük zevk alıyorsanız eğer kesmeye devam edin ama inançlarınıza da aynı oranda devam edin çünkü bir gün nasıl olsa onlarla karşı karşıya geleceksiniz !

11 Aralık 2007 Salı

MUTLULUK....


*Evini bir parti sonrası temizlemek için saatlerce uğraşıyorsan
Bir çok arkadaşın var demektir
*Faturalarını ödeyebiliyorsan
Bir işin var demektir.
*Pantolonun biraz sıkıyorsa
Aç kalmıyorsun demektir.
*Gölgen seni izliyorsa
Güneş ışığını görüyorsun demektir.
*Otobüsten indiğin yerden işyerine yolu uzun buluyorsan
Yürüyebiliyorsun demektir
*Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyorsan
Konuşma özgürlüğün var demektir
*Yanındaki adamin sesinden rahatsız oluyorsan
Duyuyorsun demektir.
*Camları silmen , çatıyı onarman gerekiyorsa
bir evde yasiyorsun demektir
*Doğalgaz faturan yüklü geliyorsa
Isınıyorsun demektir
*Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırların varsa
Yığınla giyeceğin var demektir
*Çalar saatin sabahın köründe çalıyorsa
Yaşıyorsun demektir
*Aksamları kendini yorgun hissediyor ve bacakların ağrıyorsa
O gün üretici olmuşsun demektir
VE TÜM BUNLARIN FARKINA VARABİLİYORSAN
MUTLUSUN DEMEKTİR


MUTLULUK ....

Sorunsuz bir yaşam değil,
Onlarla başa çıkabilme yeteneğidir

10 Aralık 2007 Pazartesi

Biz Deli miyiz?

Güzel bir Pazar gününü yılbaşına kadar bitsin diye oturup puzzle yaparak geçirirsek pek de akıllı sayılmayız tabi:)
En son sanırım Ekim ayında yeni aldığımız 3000 parça puzzle ın ilk halini yayınlamıştım işte bu da dünkü ve son şekli...

31 Aralık akşamı evimizde küçük bir parti verelim istedik, ağacımız, sürprizler ve süslerin son şeklini yine resmediceğim ama öncesinde kaç haftadır yerlerde sürünen puzzle ımızı biran önce bitirip çerçeveletmeliydik.
Bunlarda son 2 yılda yaptığımız puzzlelardan sadece bir kaçı, napalım acayip rahatlatıp, keyif veriyor bence..

3 Aralık 2007 Pazartesi

Dizayn Atölyesi...


Yaklaşık 5-6 yıldır hobi olarak takı tasarımı yapıyorum, gerçi son yıllarda artık pek elime almamaya başladım çünkü iş ticarete dönünce çok da keyifli gelmemeye başladı. Şimdi elimde son kalanlar gittigidiyor' da, ilgilenenlere...