
4 Kasım Pazar Günü doğum günümdü. 26 yılı devirip, 27 yaşımdan günleri yavaş yavaş almaya başladım.
Hep istediğim bir şekilde yani bol sürprizli bir doğumgünü yaşadım. Ama işin ilginç yanı bu sürprizlerin bir tanesini bile önceden anlamamış olmam ki ben bu yönümle övünürdüm yani hayatım hep birilerine sürprizler yaparak, şaşırtarak geçen biri için tüm ailemin beni nasıl kandırmış olduğuna hala gülüyorum:)
Öncelikle Cuma akşamı, uzun süredir ara verdiğimiz devlet tiyatrolarına bu ay için 2 biletimiz vardı ve ilkini seyretmek üzere Şişli Cevahir Tiyatrosundaydık. Oyunun adı "Çok Yaşa Komedi" Çehov' un bir eseriydi. Galip Erdal-Zafer Algöz ve Zeynep Erkekli' nin oyunculukları harikaydı.Sanırım eserin adından dolayı kendimizi gülmeye çok mu hazırladık bilemedim ama beklediğim gibi değildi. Bununla birlikte dekor, oyunculuklar, kostümler harikaydı.16 Kasım günü de "Benerci Kendini Niçin Öldürdü?" oyununda olacağız, bu oyun için de bilgi vereceğim.

Cumartesi günü ise eşimle Burgaz Ada' ya gittik. Hava şansımıza kapalı olduğu için ada ziyaretçileri de çok değildi ve biraz keyifsizdi. Orada ilk sürprizimi öğrendim. Eşim Burgaz Ada'yı önceden keşfetmiş, araştırmış, güzel bir butik otel bulmuş ve doğum günüm için böyle bir sürpriz düşünmüş ama havadan ve adada vakit geçirmekk açısından emin olmadığı için kesinleştirmemiş.Belkide iyi oldu çünkü bu mevsimde çok da iyi bir fikir olmayabilir, yapacak pek bir şeyde bulunmuyor zaten.
Veee..Pazar Günü yani doğumgünü sabahı abim ve eşinin evinde kahvaltıya davetliydik. Hıh dedim bu sefer sana bir organizasyon geliyor Meltem diye içimden geçirdim ama kimse bugünün farkında değil gibiydi, kapıdan çıkana kadar bir pasta olsun kesilir diye beklemedim değil ama öyle boynumu büke büke evden çıktık:) Eşimle alışveriş yaptık, gezdik, harika bir buket, henüz gonca halinde olan güller aldım kendisinden ve havanında çok güzel olması nedeniyle bol bol yürüdük. Bu arada sevgili eşim sürekli bana "ben öyle sürprizler yapmayı beceremem, benden öyle şeyler bekleme, bu sene başbaşa yemek yiyelim v.s diyip duruyor ama benim bunların tersini düşünme gibi bir durumum söz konusu bile olamaz çünkü gerçekten o böyle şeylerin kendisine de yapılmasından, yapmaktan da çok hoşlanmaz oyüzden diyorum ya hiç beklemediğim şeyler oldu diye. Bu esnada bütün gün annemler, k.valdemler telefon açarak bir bir benimle konuştular, tebrik ettiler, vallahi ben de hepsini tek tek tebrik ediyorum o müthiş oyunculukları için:)

Vee sonunda akşam yemek yiyeceğimiz yere geldik, burası hem düğünümüzün hem de nişan yemeğimizin yapıldığı yerdi. Garsonu bile ayarlamışlar, garson bize
"Rezervasyonunuz var mı" dedi,
"Yok" dedik,
"Buyrun sizi şöyle 2 kişilik bir masaya alalım" dedi,
Bu esnada eşim, salonun köşesindeki büyk masayı göstererek "Biz burada oturalım" deyince işte bütün ailemi karşımda gördüm:)
Her birinin üstün oyunculuklarına, sürprizlerine, hediyelerine, sevgili eşime, K.validem ve K.pederime, herkesi organize edip böyle bir yemek düzenledikleri için, canım anneme ve babama bu güzel hayata gelmeme, bana nefes vermelerine vesile oldukları için, sevgili abime ve canım Seçile, yengemiz ve dayımıza, benimle oldukları için çok ama çok teşekkür ederim.
26 yıla geri dönüp bakınca, sadece kocaman sevgi dolu bir aile ve bu sevginin getirmiş olduğu müthiş güzellikte yıllar hatırlıyorum. Artık dahada kalabalık ve sevgi dolu bir aile olduk o yüzden inanıyorum ki bu güzellikler aynı oranda artarak, büyümeye devam edecek. Ama bilin ki sevgili ailem, bu güzel günler sadece içlerinde siz de olunca güzel, yoksa anlamsız geçer.
Allah bana sizlerle birlikte, daha uzun yıllar mutlu ve sağlıklı günler geçirmeyi nasip etsin. Tüm yaşattıklarınız için çok ama çok teşekkür ederim. Hepinizi çok seviyorum.Canlarım benim....