Lilypie Breastfeeding PicLilypie Breastfeeding Ticker

21 Ocak 2008 Pazartesi

Bebişimizle Tanışma:)

6 hafta 3 gün ,3 mm kadar, annesi 61,5 kilo

Sonunda bebişimizle tanışmak için 19 Ocak Cumartesi günü vaktinden önce hastanedeydik:)
Babamız yukarıdaki ultroson görüntümüzden sonra biraz hüsrana uğradı, büyük umutlarla gitti sanırım, hani elini ayağını mı görmeyi umuyordu bilmiyorum artık, çok küçük diyip durdu:)
Ama sonra kesenin içinde, plesantanın ucunda, beyaz minik sürekli kıpırdayan birşey görünce aklımızdaki herşey unutuldu:) Minik kalbim büyük bir hızla durmadan atıyordu. Bu bir mucize dedim bundan başka bir kelime olamaz, mucize..
Herşey çok iyiymiş, çok sağlıklıymış:) bundan daha önemli bir şey olamaz zaten.Artık her ay düzenli olarak bebişimizin gelişimini takip edeceğiz, ama doktorum "hadi sen yenisin merak edersin şimdi" diye 3 hafta sonraya randevu verdi biraz daha erken göreceğiz yani:)

Bugünden sonra yapacaklarımız:

Folic Asit miktarımız arttı,
Her gün en az yarım saat yürüyüş, yapabiliyorsak kapalı bir yüzme havuzu bulup üye olmak(kasları en iyi çalıştıran spormuş) ve hep merdiven çıkmak(doğuma hazırlıyormuş)
Gün aşırı bir yumurta,
Her gün 2 bardak süt, en az iki litre su içmek,
Kahvaltıda en az bir kibrit kutusu peynir,
Öğlen sebze yemeği yiyorsak akşam mutlaka köfte-et-tavuk yada balıktan biri yenecek.
Pilav,makarna,hamurişi,ekmekten mümkün olduğunca kaçıyoruz:)
Karbonhidrat ağırlıklı beslenmezsek çok iyi olacak.
9 ile 12 kilo arası bitirmek en iyi dedi bakalım biz nasıl gideceğiz. Benim belki tek avantajım tatlı sevmiyor olmam :) ama bebiş için her gün tek bir kare çikolata yiyeceğim, mutluluk hormonu salgılasın diye:)
Ben bunun dışında, badem-fındık ve cevizden oluşan bir karışım hazırlayıp her gün bir avuç kadar yiyiyorum, 5 tane kadar kuru kayısı, akşamlarıda çok sevdiğim ve kalsiyum kaynağı olan kabuklu yer fıstığı yiyiyorum.
Her akşam yemeğinden sonra muz-kivi ve yeşil elmadan oluşan meyva tabağımızla günü bitiriyoruz.
Bitiriyoruz diyorum çünkü eşimden hiç beklemeyeceğim bir performansla ben ne yaparsam onu yiyiyor.Neden beklemiyordum çünkü ikimizde ağız tadına önem verirdik bugüne kadar, şimdi kendi canının bile çekmediğini söylüyor demek psikolojik:)
aynı evin içinde bir başka kişi canımın çekeceği şeyler yemeyince çok daha kolay oluyor:)
İş yerinde geçen hafta perşembe ve cuma günleri acayip şekilde canım ton balığı istedi, resmen burnuma koktu, hani yeşil erik falan ok de ton balığı ne alaka, bakalım bugünde isteyecekmiyim:)
Bunun dışında allah nazardan saklasın maşallahım var ne mide bulantısı,ne baş dönmesi ne başka bir şey, bebiş sürekli aklımda olmasa hani hamile belirtisi hiç göstermediğim için unutucam bile nerdeyse:)
Doktora bebişi görmeden önce ben hiç bişey hissetmiyorum acaba bi terslik olmasın dediğimde ,güldü resmen deli misin daha ne istiyorsun diye:)
Aklımdaki tüm soruları ben daha sormadan yanıtladı zaten doktorum, bunun dışında internette okuduğum, özellikle bu aylarda makyaj malzemesi kullanılmamasına dair şeylere tamamen uydurmasyon gözüyle baktı birde azarı yedim deli gibi internete takıldığım için:)
İnternette şu haftada bebek şu kadar mm falan yazıyor, neye göre nasıl yazarsın diyor, sonra insanlar benimki o kadar değil demek ki bir terslik var deyip üzülüyor dedi, her anne babanın bebeği aynı cm olabilir mi? ben eşimle kısa boyluyumdur, normalden küçük olabilir, siz uzun boylusunuz farklı özellik gösterir, oyüzden bunlara takılmayın dedi, şimdi düşünüyorum haklıda..

18 Ocak 2008 Cuma

Sonunda Güzel, Çok Güzel Bir Haber:)



Nasıl başlanır, ne denir? Bilmiyorum, sadece şaşkınım...:)
Günlerce belki aylarca pek çok bu duyguyu tatmış site sahiplerini yada çeşitli yazıları okudum.Onların ilk anki duygularını nasıl kaleme aldıklarını okudum hemen hemen hepsi birbirine benziyordu, biliyorum şimdi size de benim yazım öyle gelecek ama ne yapıyım, şaşkınım, sevinçliyim, havalardayım, rüyadayım sanki:)
Evet kiminiz bilmece yazıma korktu, üzüldü, kiminiz ilk tahmininde bildi:)

HAMİLEYİM, Bir bebeğimiz olacak:)

Allaha şükür bizi hiç bekletmedi, hatta bu fikri bir iki kere sesli dile getirdik ve şimdi hayatımızda:) işte bu kadar çabuk, belkide hala inanamamam bu yüzden.
Her şey çok yeni, sanki herşeye yeniden başlıyor gibiyim. Her dakika elim onda,aklım onda, yemek yerken, yürürken,alışveriş yaparken...
Her şey boş sanki bir tek o var...
Allah tüm sahip olmak isteyenlere nasip etsin, bu çok değişik,çok şaşırtıcı bir deneyim ki ben bunu daha hiçbir şey hissetmeden, daha o en minik halindeyken, henüz onunla tanışamamışken söylüyorum, siz düşünün 1-2 ay sonrasını:)
Çok mutluyum,herşey onun için...
Yakında yeni bir hayatın, ondan habersiz onun için koşturanları, neler yaptıklarını, belkide çocuk sahibi olmayı planlayanlara, benimle aynı dönemi yaşayanlara ışık tutacak bilgiler ve haberlerle devam edeceğim.

Meltemli Lezzetler, sadece yemek tarifleriyle başladı, kısa sürede yine benim gibi sadece yemek tarifi veren blog arkadaşlarıyla dostluklar kuruldu, tarif alışverişleri yapıldı.
Sonra hem tarif hem günlük tarzı oldu, bu sebeple farklı siteler keşfedildi ve onlar favorilere eklendi.
Şimdi yeni anne olmuş, olmak üzere olan siteler keşfedildi, onlar takip ediliyor.
Yani Meltemli Lezzetler artık HAYATIN LEZZETLERİNE DÖNDÜ
Bu sitede artık tüm mutluluklar, tüm lezzetler,tüm keyifler olacak.
Yani yok yok:)

Bebişimizle kısmetse yarın tanışacağız, yarından sonra yeni haberler ve bu hikayenin en başından sizlerle olacağım.

Şimdiden benimle birlikte sevinen, iyi düşünen, dualarını eksik etmeyenlere teşekkür ederim.

Yarını düşünmekten başka bir şey yapamadığım için şimdilik bu kadar:)

14 Ocak 2008 Pazartesi

Hoşçakal...

Bugün bir hayat son buldu...
Henüz bu dünyada sadece 32 yıl geçirmişken...
Evlenecekti, çocukları olacaktı...
Hiç bir şeyi yoktu, evinden işine diye çıkmıştı ama dönemedi...
Benim hayatımda sadece 10 dakika yer etti, bir tesadüf eseri ayaküstü tanımıştım, çok güleryüzlü, canlı, hayat dolu bir genç...
Eşimin hayatında ise daha çok yeri olmalı, hergün aynı iş yerinde görüyordu, arkadaştı, şimdi aynı işyerinde son kez gördü...
Genç olduğu için, yaşayacağı çok şey olduğu için, geride sevdikleri, ailesi olduğu için, insan genç ölüme çok çok daha fazla üzülüyor..
Ateş yine düştüğü yeri yakacak, biz hayatımıza dönüyoruz işte, Allah ailesine, sevenlerine sabır versin..
İşte yine unuttuğumuz bir an, hayatı yine sorgulatıyor Allah, her gün yüzlerce can verip, bir o kadarda alıyor, düzen bu mu diyeceğiz yine, yada sevdiklerini erken alırmış mı? Teselli eder mi? Sanmam...

Huzur içinde, gittiğin yerde mutlu ol Tolga...

10 Ocak 2008 Perşembe

Güneş artık batmıyor...


Güneş yeniden yüzünü gösterdi bana:)
Tüm merak eden arkadaşlarıma teşekkür ederim, ben gayet iyiyim, keyfim yerinde, uzun sürede bu güneş gibi parlamaya devam edeceğim:)
En kısa zamanda yeni haberlerle burada olacağım. Sevgiler...

6 Ocak 2008 Pazar


Hayat güzel...
Hayat sürprizlerle dolu...
Hayat zor...
Hayat kalp kırıcı...
Hayat ümitlerle dolu...
Ama çok yaşanası...

Herkesin dönüm noktaları olmuştur hayatı için...Unutamadığı ilk aşkı, evlilik, iş hayatına adım atmak, askerlik v.s.
Önemli dönüm noktaları yaşadım bende, şu an da bir dönüm noktasındayım...
Sevinçliyim, meraklıyım, korku doluyum, şaşkınım...
Beklentilerim oluyor doğal olarak, aynı heyecanı sevdiklerimde görmek..
Hani bir sürü karanlık, yağmurlu günler geçirirsinizde ertesi gün aniden herkesi kıskandıracak kadar güzellikle güneşli, parlak bir gün beliriverir, kuşlar neşeyle etrafta ötüşürken, onlara, mırıldandığın şarkılarla eşlik edersin ve yakınındakilerinde de aynı mutluluğu, güler yüzü görmek istersin...Ama onların kendilerince sıkıntıları, düşünceleri vardır, ve bir anda seninde omuzların çöker, çünkü onları çok seviyorsundur ve üzüldüklerinde üzülür, sevindiklerinde sende coşarsın.
Bende hem inanılmaz,değişik, şaşırtıcı şekilde sevinçliyim ama bir yanımda kırık...
Düzelirim yine, hele bir sabah olsun, güneş yüzünü göstersin, hüzünler dağılır,yine eşlik edecek kuş ararım:)
Sevgiler...

3 Ocak 2008 Perşembe

Uçuşan Beyaz Pamuklar....


Dışarda yılın ilk karı yağıyor, ben hasta yatağında...
Merak etmeyin öyle büyütülecek bir rahatsızlık değil,soğuk algınlığı ama biraz uzun sürdü...
Harika bir manzara bu, ne de özlemişim. Yavaş yavaş herşeyin üstünü örttü...
Canım annem bu soğukta yine benim için koşturdu..Sen ne inanılmaz bir insansın, bütün anneler mi böyledir?
İnsanın hayatta nazının sonsuz geçebileceği belkide tek insansın:)Yine yordun kendini...
Seni seviyorum, sanırım aniden duygusallaştım. Hava,uçuşan beyaz pamuklar, hastalık, ilk akla gelen insan...

2 Ocak 2008 Çarşamba