25 Temmuz 2007 Çarşamba

Her Çekirdek Bir Ağaçtır!



Sevgili Ayça' nın sitesine yaptığım rutin ziyaretimde:) bu bilgiyi görünce ne kadar çok kişiyle paylaşsak kardır diye düşünürek kendisinden henüz izin almamışta olsam bu resmi yayımladım zaten eminim o da bunu ister çünkü hergün bu değerli çekirdekleri çöpe atacağımıza faydalı bir çalışma başlatmış olmak için herkes destek olmak ister diye düşünüyorum, üstelik ne için bu destek? Tabiki büyümesi, meyve vermesi yıllar alan en kıymetli oksijen kaynaklarımızı yaratmak için. Üstelik bu kampanya o kadar çoğalmalı ki, her yaz kimisine göre ihmalsizlikten ki bence tamamı sabotaj nedeniyle yakılan caanımm ormanların yerini alabilmesi ancak böyle mümkün olabilir.
Haydi bakalım ayrıntılı bilgiye http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=223503 adresinde de ulaşabilirsiniz.

18 Temmuz 2007 Çarşamba

Cennet' de 7 gün...

Uzun bir süre ara verdim yine...Hem tatil, hem iş hayatı, hem de insanın bazen basireti bağlanır ya öyle birşey işte, elim gitmedi bilgisayara.Geçde olsa yazabildim ve çok özlediğimi anladım:)

Dedim ya bir süre tatildeydik diye, mükemmel bir 7 gün yaşadım ve sizlerle de paylaşmak istedim.Tatilimize bu yıl Marmaris' de karar kıldık.Turunç Koyu' nda mükemmel bir 7 gün geçirdim. İnsanlar tatil dönüşü moral depolayarak iş hayatına başlarlar ya bizimkisi tam tersi oldu diyebilirim:) dönüş yolunda neredeyse ağlıyorduk:)) Sürekli eşime "İnsan neden böyle bir yeri bırakırda İstanbul' a döner" diye soruyordum. O gün tekrar karar verdik, bir gün, her işimizi planladıktan sonra böyle bir yerde yaşam kurmalıyız

Marmaris' e yaklaşık 12 saatlik bir otobüs yolculuğundan sonra ulaşabildik buradan önce İçmeler mevkiine sonra da Turunç' a uğrayan minibüslerle 45 dk.da otelimize ulaştık.

Otelimiz, 23 yıldır aynı aile tarafından işletilmeye devam eden, geçtiğimiz yıl da oldukça büyük bir tadilatla kendilerini yenileyen, mükemmel bir manzaraya sahip bir otel. Odalar çok geniş, yemekler ev yemeklerimizin lezzetinde, oldukça sıcak ve samimi bir yerdi. Havuz meraklıları var ise, otelin orta büyüklükte bir havuzu olduğunu ama bir kez bile girmediğimi söyleyebilirim. Böyle bir denize sahip bir yerde havuza girmek büyük saygısızlık olmalı:)) helede kocamaannn sallanan mavi bayrağına rağmen....



Turunç, aslında küçük bir kasaba havasında yani gece hayatı, yüksek sesli müzik tutkunlarına hitap etmiyor, tamamıyla dinlenmeye, doğal güzelliklerle iç içe olmayı, yakın yerleri gezip görmeye gelenlere ve özellikle küçük çocuklu ailelere uygun bir yer diyebilirim ( o kadar çok bebekli aile vardıki belliki çok önceden keşfetmişler:))
runç' da deniz kenarında oldukça şirin lokantalar mevcut, akşamları değişiklik olarak buralarda yemek yenilebilinir ayrıca küçük de bir çarsı hatıra eşya meraklılarına hitap ediyor.

Turunç' dan İçmeler' e oradanda Marmaris' e her saat başı karayolundan gitmek isteyenler için bol virajlı bir yol yada bizim gibi deniz tutkunları içinde minik tekne-taksiler mevcut. En son sefer 01:00' de bulunuyor.



Marmaris bilindiği üzere artık yaz kış yaşama elverişli bir yer. Biz sadece bir- iki akşam deniz kenarındaki balık lokantalarına gittik. Maalesef bu lokantalar ile ilgili bazı sıkıntılarımız oldu. bunların başlıcası sokaklara kadar taşan menülerinin hepsinin İngilizce olması. İnanın bazı zamanlar sanki ben, Türkiye' de değilde yabancı bir ülkeye turist olarak gelmiş ve yemek yemeye çalışıyor gibiydim. Bu konu ile ilgili lokanta sahipleri ile görüşünce daha da ilginç bir manzarayla karşılaşıyorsunuz.İçerden size Türkçe bir menü çıkıyor ve sokaktaki fiyatlardan çok farklı olduğunu görüyorsunuz. Hele birde sıkı pazarlıkçıysanız o fiyatlar kimbilir kaçlara inmekte.. Diğer bir sıkıntıda sürekli etrafta bağırarak mekana turist çekmeye çalışan işletme sahipleri... Size tavsiyem Marmaris' de iseniz ve sakin iyi bir yer arıyorsanız eski Marmaris denilen meydanın en sonunda yine sahilde kalan yerlere kadar yürümeniz hem sakin hem çok daha kibar, eski işletmeciler bulmak mümkün...

Hem Turunç' dan hem de Marmaris' de pek çok acenta mevcut.Bu acentara danışarak pek çok aktiviteye katılabilirsiniz. 5-6 farklı koylara yapılan tekne turları, jiplerle köy turu, Dalyan ve günübirlik dalış turları ile 4 günün sonunda verilen sertifikalı profesyonel dalışçı olmak isteyenlere kadar pek çok imkanınız mevcut. Biz Çiftlik, Kadırga, Gebe Kilisi gibi yakın yerlere günlüğü 20 il2 25 Ytl'ye değişen tekne turu yaptık. Bu turlara öğlen mangalda pişen yemeğiniz, akşamüstü dönüş yolunda verilen buz gibi karpuzlarınızda dahil. Bunun dışında uzun zamandır denemek istediğimiz su altı sporları içinde bir ısınma olan günübirlik bir kurs aldık. Başlangıç seviyesinde verilen bu kursların maliyeti 70 Ytl. Oldukça etkileyici, biraz ürkütücü ama mükemmel bir duyguydu. İlk dalışınız 15-20 dk sürüyor ve çok sığ bir suda yapılıyor. Burada su altında kullanmanız gereken işaretler ve nefes alış teknikleri öğretildikten sonra resimleriniz ve kısa videolarınız sizlere anı olması için çek



İkinci dalışınız ise biraz daha uzun sürüyo ve hocalar eşliğinde 8-10 mt. aşağıya iniyorsunuz.İşte burda biraz ürktüm çünkü öyle bir yere geliyorsunuz ki aşağınız tamamıyla uçurum ve dibi kesinlikle görünmüyor...
Bu dalış ilerde profesyonelce yapmak isteyenler için iyi bir antreman bence hoşlanıp hoşlanmayacağınızı keşfedebiliyorsunuz. Kesinlikle tavsiye ederim.
Umarım daha fazla ara vermeden tekrar yeni yerler ve yeni yemeklerle gelebilir. Gecikme için üzgünüm:)) Tüm sevgilerimle...