30 Aralık 2008 Salı

2008'in son günlerinde Tolga....


2008 yılı tabiki hep özel olacak. Geçen yıl bugün, oğluşum nokta kadarmış, içimdeymiş de haberim yokmuş...Bir yıl boyunca her günüm onu düşündükçe çok güzel ve heyecanlı geçti. Haberini aldım, 9 ay her anının keyfini sürdüm, doğdun, kucağıma aldım, her gün bir ilkini yaşıyorum ve bu yüzden çok şanslıyım.
2008 yılı kusursuz bir yıldı, bu yılda bebiş bekleyen, isteyen herkese Allah sağlıkla isteklerine kavuştursun, inşallah her isteyen bu mutluluğu yaşasın.

Yılın bu son gününde oğlumuzu ilk defa uzun süreli neredeyse tam bir gün bırakıp, eşimle eski günlerdeki gibi bir gün yaşadım. Sinemaya gittik. "Issız Adam"
Ben çok beğendim, müzikler, çekimlerin yapıldığı yerler, oyunculuk bence çok güzeldi.Filmin sonunda dökülen göz yaşları da oldu, özellikle Tolga doğduktan sonra ben de çok duygusal olduğum için ağlarım diye bekledim ama yok... Ne zaman film bitti, yazılar dönmeye başladı, sahnenin altına bir bebek geldi, ağzında emzik, 1-2 yaşlarında,aynı oğlum gibi bir bebek...Başladım ağlamaya:) Görenler filmden sanmıştır ama alakası yok:)
Bu dışarı çıkmalara ne kadar çok ihtiyacım olsa da evden çıktıktan 15 dk sonra burnumda tütüyor oğlum:(
Sinemadan sonra arkadaşlarımızla birlikteydik ama hem süt durumları hem de oğlumuzu özlediğimiz için koşturarak anneanneden kaptık Tolgamızı:)))

18 Aralık 2008 Perşembe

Oyuncak dünyasına ilk adım....


Tolga'm büyüyor...3 ayını doldurduğu günden itibaren renkli cisimlere ilgisi arttı. Artık çıngıraklarını 5 sn değil dakikalarca elinde tutuyor. Resimli kitaplarını inceliyor, sayfaları çevirdikçe zaten iri olan gözlerini daha da bir açıyor:)))ve dünyanın en sevimli şeyi iyice bir tatlı oluyor:)
Bugünlerde bir de uçmayı keşfettik. Ellerimizle havaya kaldırdıkmı kahkahalarla gülüyor, biz de eriyip gidiyoruz.
Hayatımın en kıymetlisi gün be gün büyüyor...
Bugünlerde biraz gelgit dönemlerim sanırım. O yüzden hiçbir arkadaşımı ziyaret edip yorup bırakamadım, bazen çok fazla yorgun, sıkılmış, keyifsiz hissediyorum bazen de çok iyi. İşte kötü dönemlerim arttımı yazasım gelmiyor.
Çocuk bakmak hiç kolay değil bunu bilerek yola çıktık elbet ama gün oluyor, uykusuzluk, o an canının çektiğini yapamamak, eskiden olduğu gibi hadi bir gezip geleyim durumlarının olmaması sıkıntı yaratıyor. Ama sonra dünyanın en harika iki gözü sana kocaman dişsiz ağzıyla gülünce herşey toz pembe oluveriyor.
İşte bu gelgitlerle geçiyor son zamanlar, ama iyiyiz çok şükür. Arayı açmadan görüşmek üzere...

5 Aralık 2008 Cuma