18 Şubat 2010 Perşembe

18 Ay Bitti...


Olmadı, yapamadım, yetişemedim...Hem anne olup hem evkadını olup hem düz duvara tırmanan minik canavarımın peşinden koşarken bir de bilgisayara giremedim. Son günlerde bir iki gelen mail, yorumla mutlu oldum, heveslendim ama döndük mü bilemiyorum:)
Planlarımız hesepladığımız tarihlerde gerçekleşmedi. Şu aralar başka bir şehirde yaşıyor olacaktık, olmadı..Bakalım, hala bekliyoruz..
Tolga büyüdü tabiki son bıraktığımdan beri.1,5 yaşında oldu. Yavaş yavaş kelimeler başladı. Söylediklerimi benzetip söylemeye çalışıyor.
Her yeni dönemi için şu an en iyi zamanı diyorum ama her geçen gün, iletişimi arttıkça keyifleniyor.
Aklıma gelenler: hayvanları çok seviyor. Eliyle sürekli çağırıyor. Gitti, bitti, baba, dede, mama,aç en iyi söylediği kelimeler. Diğerlerini çok net söylemiyor haa bir de harika assslaan diyor.
Geçen haftasonu ilk kez saçını kestirdik. Bebeklik tüyleri, bukleleri yavaş yavaş gidiyor, saçları sertleşiyor.
Herşeyi çok net anlıyor ama işine geleni yapıyor. Ona kızıldığında gönlünüzü alana kadar suratında onlarca mimik görebilirsiniz .Güldürene kadar gözlerini taa gözlerimin içine getiriyor ve asla dayanamıyorsunuz.:)
Artık nerdeyse her gün bir yenilik keşfedebiliyorsunuz o yüzden hangi birini yazacağımı bilemiyorum ara vermekte bu yüzden kötü oldu, kimisini unutmuşum bile.
11 aylıktan beri devam eden ıslığımız herkesi şaşırtmaya devam ediyor. Emzik ve su isterken ıslık çalıyor. Emzik demişken, o alışkanlık hala var ama üstüne gitmiyorum okula başlayana kadar emecek değil ya? Tolgayla inatlaşınca siz kaybediyorsunuz bunu biliyorum artık. Üstüne gitmek hiç bir çözüm getirmiyor. Ama bir gelişme diyebilirsek artık çok rahat ve kendi uyuyor. Oğlum uykun geldi mi diyorum "Eeeee-ee" diyor ve yatağına gidiyor. Sütünü içiyor, ben yanındayım tabiki, şarkı söylüyorum ve uyuyor. Henüz 3 gece oldu ama ayakta sallama devrine veda ettik diyebiliriz.
Gece uykularımız hala problemli.Bir kere kesin emzik için bir kere de kesin süt ve alt değiştirmek için.Şanslıysak bu kadar değilsek kaç kere söylemek istemiyorum.:)
Hala neredeyse her gün sokaklardayız. Her dışarı çıkmamızda muhakkak onun için de eğlenceli olabilecek bir şeyler ekliyorum programa.
Son iki gündür eskiden bizi kullanarak oynadığı legolarını artık çok güzel birleştiriyor ve kuleler yapıyor. Hem de küçük parçalı legolarla oynuyoruz. 1 hafta önce düzgün bir şekilde yapamadığını 1 hafta sonra çok güzel yapabiliyor. Hızına yetişmek çok zor.
Günlük hayatta sanırım vaktimin çoğu mutfakta geçiyor. Tolga da bu yüzden olsa gerek mutfak gereçlerine çok düşkün. Düşkün olduğu gibi elide yatkın. Beni çok dikkatli izliyor. Yemeği karıştırmak istiyor, baharatları o döküyor. Hal böyle olunca ona güzel bir mutfak aldık, neredeyse boyundan büyük.Neler yaptığını anlatmak çok zor, izlemek lazım. Bir kere tenceyi karıştırıyor sonrada kaşığını tencerenin kenarına vuruyor hani kaşıkta kalanlar dökülsün diye bizim yaptığımız gibi. Bunu kesinlikle öğretmedim tamamen kendi gözlemi. Kimileri erkek çocuğuna böyle oyuncak alınır mı diyor. Ben de onlara belki oğlumun bir yeteneği var ve çok iyi bir aşçı olacak, kime ne diyorum:) Bu bir yetenek olmasa bile sevdiği bir şey ise buna niye engel olayım mutlu olduğu oyuncakla tabiki oynayacak. Yüzündeki tek bir tebessüm bile herşeye değer.
Evet Tolga büyüdü son yazdığımdan beri. Yüzünün en belirgin özelliği olan iri gözleri hala iri ama kafası da aynı oranda büyüdüğü için artık o kadar belirgin değil:)
Yaklaşık 3-4 ay önce büyük bir kaza atlattı. Sandalyeye çıkarak kütüphaneye tırmanmak istemiş ve ayağı kayıp düşmüş. Bütün bunlar tam 10 sn içinde gerçekleşti. Yani sadece arkamaı döndüm ve bu oldu. Yerden aldığımda iki kaşının ortasında yumurta büyüklüğünde bir şiş vardı. Allah daha büyük bir kaza vermesin buna da şükür ama iki sn içinde kendi oğlumu tanıyamacağım kadar suratı değişmişti. Hiç zaman kaybetmeden buza başladım ve hastaneye koştum çünkü raf çatlamıştı ve bu derece bir şeyde kafasına birşey olabileceğiniz düşündüm. Bir kusma yada bilinç kaybı olmadığı sürece evde buz tedavisi veriyorlar dolayısyla döndük eve. Bütün gece uyumadan onu seyrettim. Ertesi gün iyiye gitmeye başladı ama aynı yerde bir şişlik kaldı. Vücut büyük darbelerde, darbenin olduğu böyleye kalsiyum depolarmış ve orada bir yağ dokusu birikirmiş, bunu korumak amacıyla vücut üretiyormuş. Sanırım unuz süre orada bir şişlik kalacak.Belki vücut büyüdükçe kendiliğinden geçer. Umarım en büyük kazamız bu olur ama biliyorum bu biraz hayal çünkü o kadar hareketli ki her gün ufakta olsa bir vukuat var:)
Bu günlük bu kadar olsun hem bir alışma hem son 6 ayın hızlı bir özeti...
Özlemişim resmen. Okuyan , ilgilenen, yorum gönderen herkese teşekkürler.