27 Haziran 2008 Cuma

Küçük bir kaçamak..

Çooook uzun zaman oldu,böyle ara verdin mi dönmek, yazıları toparlamak da zor oluyor ama en azından kötü sebeplerle ara vermedik. Ani bir kararla kocayı evde bırakıp anne ve babamın yanına Altınoluk' a kaçtım, pardon kaçtık.

Oğlumla güzel bir 8-9 gün geçirdik. Her gün bol bol yüzdük, akşam serinliğinde yürüyüşler yapık, temiz havayı içimize çektik, dedemiz daha yeni tutulmuş balıklar yedirdi bize, her akşam çıplak ayak çimlere basa basa çiçeklerimizi suladık. Bir kaç gün sonra da oğlumun kuzeni Ayaz anne karnında yanımızdaydı:)İki hamile plaja iner, bir de göbeği üşütmeyelim hem de güneş alalım diye bikini giyerse hele de bendeniz yarım dünya olma yolunda hızla ilerlerken, görüntü ilginç oldu tabi.
Ama daha da ilginci, insanların kendilerinde durduk yere laf atarak, sohbet açmaya çalışarak, gizli gizli bakmalardan sıkılıp, meraklarına yenildikleri noktada sorular sormalarıydı.

Ben tabi daha yeni yeni alışmaya çalışıyorum bu duruma. Sanırım artık hamile olduğum çok daha net olmaya başladı ( daha önce sadece kilo almış biri gibiydim)
Herkes önce göbeğe bakıp cinsiyet tahmini ardından gelin-görümce olup olmadığımız, ardından kendi doğum hikayeleri ve bu zamanlarda artık YETERRR diye bağıracağım kadar çok duyduğum kötü biten doğum hikayelerini anlatıyor. Allahım hamile bir kadına yapılabilecek daha kötü ne olabilir merak ediyorum.
Hatta bir tanesiyle geçen sohbeti aktarıyorum. İsim ne düşündünüz T.... aaa tanıdığım bütün T'ler yaramazlardı, Allah kolaylık versin. Amin. Sağlıklı olsun da yaramaz olsun zaten büyümüşde küçülmüş bi velet istemem, bugünlerde öyle kötü şeyler duyuyorum ki sağlıklı olmasından başka derdim yok. Yaaa evet şimdi sana hep kötü haberler anlatılır haklısın bak mesela benim bir arkadaşımın anne karnındayken deyip gerisini getiremeyeceğim kadar içimi acıtan hikayesiyle son buldu sohbet. Artık dedim yuhhh!!

6 ve 7. ayın sonuna doğru...

Bunun dışında oğlumuzun gelişimi, sağlığı gayet iyi maşallah. 1 hafta geriden gelme durumumuz vardı artık öne geçmiş durumda.Geçen ayki rutin kontrolümüzde 975 gr.dı sanırım artık 1500 u zorlayacak. Dün şeker yükleme testini yaptırdım. Resmen sınırın dibine kadar dayanmışız ama şekerin var diyemem yine de dedi doktorum. Yani bir de 100 gr testi yaptırmayacağız. Sadece hamurişi kesilecek, tatlı olarak dondurma harici bişey yemediğim için sorun olmazmış.

Tatildeyken bir gece bayağı üzdü oğlum beni, her zamanki hareketli hali yoktu. Bütün gece kafayı takmış hatta sabahın 6 sında çikolata yemiştim boş mideye hareket etsin diye ama ona da nazlana nazlana vurmuştu. Doktoruma bundan da bahsedince gel dedi sen kafayı takmışsın iki dk bakalım. Suyumuz iyiymiş bebişimizin de maşallahı varmış, hiç düşünme dedi günde şu kadar oynamalı, saatte şu kadar vurmalı bunla uğraşma herşey iyi ve öylede gidecek dedi. Bu kadının ağzından bal damlamasını seviyorum işte, boşuna hiç korkutmaz.

İşte böyleee..uzun zamandır ziyaret edemediğim arkadaşlarım kusuruma bakmasın lütfen şimdi açığı kapatacağım ama bu akşamdan sonra yine bir hafta yokum.Gelince bunu da anlatacağım:)
Sevgiler....

2 yorum:

Çikolatalı pasta dedi ki...

Meltemcim merhaba, cok ara verdin hakkaten ama onemli olan senin de oglusun da iyi olmasi. Tatil cok iyi geliyor insana. Gunler hizla geciyor ve ne oldugunu anlayamadan kucagimiza alivericez insallah bizim ufakliklari :-) Bu arada enerji ve moral toplamak cok onemli.

Sevgiler...

gülriz dedi ki...

Meltemciğim anne oğul ne güzel şeyler yapmışsınız siz öyle. Keyfiniz daim olsun canım. KOcaman sevgiler benden size