30 Ocak 2008 Çarşamba

8 hafta geride kaldı...

Zaman mı geçmiyor yoksa ben hep takipteyim diye bana mı böyle geliyor?
Her gün günlük ziyaret ettiğim sitelerin ardından burayada gelip yukarıdaki şemadan ne kadar büyüdüğüne bakıyorum herhangi bir değişiklik var mı diye.Sanki dünkü resme göre bugün biraz daha büyümüş gibi hıı? :)
Bilemiyorum işte, 9 Şubat bir an önce gelsede seni bir kere daha ama bu sefer biraz daha büyümüş görsek... Aklım hep sende , seni merak ediyorum ama herhangi bir korkum yok çünkü çok sağlıklı olduğunu biliyorum. Bu pozitif düşüneyimde öyle olsun diye değil, gerçekten sorunsuz geçeceğini biliyorum.Herkes neden bu kadar erken odanı hazırladığımızı, ya da senin için birşeyler aldığımızı soruyor, ben buyum, her konuda muallaktaki işleri sevmem. Acaba dedelerin mi şunu alır yoksa a.annen yada b.annenden şu mu gelir diye bir düşüncemiz hiç olmadı. Senin herşeyinle kendimiz ilgilenmek istedik, kimseden birşey beklemeden, biz çünkü evlenirkende birçok şeyi babanla uğraşarak,zamanla yaptık. Şimdi yine seninle ilgili en ufak bir korkumuz yok, Allah izin verirse Onun da yardımıyla çok sağlıklı bir şekilde zamanında yanımızda olacaksın, aksini düşünmediğimiz içinde bir çok şeyi yine annenle baban sana hazır etmeye devam edecek:) Napalım biz buyuz, en kötü huyumuz bu olsun:)))

Allah nazardan saklasın hala hiç bir sıkıntım yok, bana hiç bir rahatsızlık vermiyorsun.
Biraz karnım şişti, helede yemeklerden sonra sanki 3 aylık gibi oluyor.Kilo aldığımı sanmıyorum ama sana herşeyin sağlıklısını yiyeyim derken belkide abartmış olabilirim onu da doktora gidince öğreneceğiz:)
Şimdi bir an önce karnım büyüsün diyorum ama sonra yaza doğru baş edemem diye korkup susuyorum:)
Akşamları en rahatlatan şey bu ara, seni düşünerek örmeye başladığım minik yeleğin, daha doğrusu anneannen başladı ben devamını getiriyorum:)
Baban her akşam gelip senin için aldığımız şeyleri ya açmak, ya kurmak istiyor ben de her seferinde daha 7 ay var tozlanacak diye durduruyorum, bozuluyor:)
Dün akşamda yatağına yattığında izleyebil diye aldığımız tavana yapıştırılan karanlıkta fosforları sayesinde ışık veren aydede ve yıldızları yapıştırmak istedi. Daha yatağını nereye koyacağımıza karar vermemiştik ama artık verildi ve daynamayıp başladı yerleştirmeye. Yıldızlardan "Büyük Ayı" bile yaptı:)))
Gerçekten bütün ışıkları kapatınca harika oldu:)
Şanslısın evin en güzel odası artık senin:)) Hayatta herşeyin en güzeline sahip olursun inşallah...

28 Ocak 2008 Pazartesi

Bugünlerde yeni bir kalp atıyor, aynı zamanda hepimizin:)



Tamam bekliyordum da bu kadar çabuk değil:)
Nerdeyse bebişimin ikiz kardeşi gibi oldu:) çünkü canım abim ve birtanecik Seçil'imin de bebişleri olacağı haberini aldım:)
Aramızda sadece 2,5 hafta var bu da demektir ki ben anne olduktan çok ama çok kısa bir süre sonra bir de "Hala" olacağım:))
Hala inanamıyorum. Benim minik kalbim hep yanında kardeşiyle büyüyecek:)

Ve ben, hayatım boyunca kendilerine minnettar olacağım, canım kanatsız meleklerim, halamların yarısı kadar bile yeğenime halalık edebilsem ne mutlu bana.
Hep hayalimdi..Cocukken yaptıkları birbirinden yaratıcı oyunlar, eğlenceler,hiç üşenmeden, hiç bıkmadan sonsuz bir sabır ve sevgiyle yanımızda olan halamlar gibi bir hala olabilmek. Tabii ben daha bebişimle düzen kuracakken onun aramıza gelecek olması ilk başlarda biraz yetişmemi zorlaştıracak ama sonra acısını çıkaracağım.
Aramıza hoşgeldin miniğim:)

Darıca Hayvanat Bahçesi

Geçtiğimiz Cumartesi günü ne zamandır başının etini yediğim eşimi sonunda ikna ederek Darıca' ya yol aldık. Sabahtan hava bir an kapayınca bütün moralim gitti ama sonrasında gerçekten serin ama çok güzel bir gündü.
Bilenleriniz vardır hayvanlara olan düşkünlüğümü... Bu haftanın sonunda bir minik maymun eve götürebilirdim, o kadar tatlılar yani:)
Dışarıdan yiyecek sokmuyorlar çünkü içerde belli yerlerde kuruyemiş satışı oluyor, böylece bazı maymunların ziyaretçiler tarafından beslenmesi için yapılmış olan borulara kuruyemişler atılıyor ve maymunlar bu duruma çok alıştıkları için hemen ellerini borunun ağzına tutuyorlar.
Kimi yavruların ellerinin geçebileceği kadar tellerde boşluklar var, oralardan parmaklarını size uzatıyorlar yemek ver diye:) parmakları o kadar ince ve narinki..
Papağanları bile elimizle besledik, onlar bile kafeslerinin önünden ayrılırken, arkamızdan nasıl bağırdılar anlatamam...
Neyse gerisi sizin gidip görmeniz için merak konusu olsun, çünkü Darıca Hayvanat Bahçesi'nin, siz ziyaretçilerine çok ihtiyacı var. Kapıdaki giriş ücretinden ve geliyor ise belediyeden aldığı yardımlarla o hayvanlar ayakta durmaya çalışıyor.
Gönül ister ki hepsi doğal ortamında kalsalar... Kimisini izlerken yüreğiniz parçalanıyor...Ama madem oradalar bari ufakta olsa katkımız olsun.

24 Ocak 2008 Perşembe

7 Hafta 1 Gün

7. haftamız bitti seninle minik kalbim...
Anneni şu ana kadar hiç üzmedin:) Ne mide bulantısı, ne baş dönmesi, ne zamansız şeylere aşermek... Sadece uyku isteğimi arttırmış olabilirsin, ondan da çok emin değilim çünkü zaten uykuyu severim ama hayatımda hiç de 22.00 lerde uykum gelmezdi. Son 3-4 gündür yaklaşık 10 saat uyku uyusamda sabah kalkarken 1 saat daha uyusam diyorum:))
İnşallah bu rahat hamilelik, doğum sonrasında da devam eder, hatta sen de annenle baban gibi uykuya düşkün olursun, umarım:))))
Gelişimini hızla sürdürdüğünü okuyorum bu hafta..Gözler, göz kapakları, kulaklar, ağız, burun, taslak halinde de olsa oluşmaya başlamış. Aynı şekilde kol, bacak, diz, dirsek, el, ayak parmaklarında hızla oluşmaya devam ediyormuş.
Seni görmemize 15 günden biraz daha fazla zaman var, merak içindeyiz:)

23 Ocak 2008 Çarşamba

KALBİMİZ' in Odası

Minik Kalbimizin haberini aldıktan sonra kafada planlar uçuşmaya başladı. Kendimi çok sabırsız, aceleci, hemen olsun bitsinci görürdüm ama kocam beni geçti, bebiş sayesinde yeni huylarını keşfediyorum:)
Haberi aldıktan sonraki 10 gün içinde neredeyse herşey son buldu diyebiliriz:)
Önce bebişin odasına karar verildi. Sonrada ne yapsak da renklendirsek burayı diye düşünmeye başladık.
Evimize işçi sokmaktan artık çok sıkıldığımız için ve odanın rengini de değiştirmeyi düşünmediğimiz için, bordür yapmaya karar verdik. Biraz internetten araştırdık, çeşitli dekorasyon sitelerini gezdik. Sonra ilk gittiğimiz yerden bordür beğenip çıktık.
Bordür için:
Yerden yüksekliğe karar verildi,
Belirli aralıklarla işaretler çizildi,
Resimde görüldüğü gibi ben bu esnada yapıştırıcısını hazırladım, uzun ve zahmetli bir iş öncelikle, boza kıvamına gelene kadar yapıştırıcı tanelerini ılık suda karıştırmak gerekiyor.
Bordürler duvar boyuna göre kesildi, aralarda birleştirme yerlerinde sorun yaşamak istemediğimiz için biz zoru başardık ve 5 er metre olarak kestik bordürleri,
Arkaları yapışkanlandı ve yumuşaması için bekletildi.
Daha sonra ben bordürleri tutarken,eşim çizgiler boyunca yapıştırıp, kuru temiz bir bezle hava kabarcıklarını yok etti.
Sonuç harikaydı:)
Bordürden arta kalan arabaları kestik böylece bordürün alt yada üst kısmına dağınık bir şekilde sanki bütün bir duvar kağıdı süsü verecektik, ama sonuç o kadar sade ve güzel çıktıki daha kalabalık bir ortam yaratmak istemedik, ben onlara başka bir çözüm bulacağım artık:)
Çocuk odası için düşündüğümüz yerde mevcut bir dolabımız olduğu için bir kısmını bebişe ayırdık, böylece odayı boşu boşuna bir dolapla daha kaplamadık.
Bunun yerine IKEA' dan aynı dolabımızın renginde 3 çekmece aldık, sanki ısmarlama gibi oldu.
Son olarak park yatağımız geldi ve onu kurduk. Yatağına hayran kaldım, başucunda küçük bir alet var, ışık yanıyor, dilerseniz sürekli bir ninni gibi müzik, en ilginci ise sese duyarlı, bebek ağlamasını algıladığında otomatik olarak titriyor böylece yatakta hareket ediyor, aynı zamanda sakinleştirici müziği çalıyor:)
Aynı haftasonu bebişin arabasını da alınca geriye halısı kalmıştı, ee benim kocam yine rahat durmadı ve halısının da siparişi verildi:)
Ürünleri merak edenler için, farklı yerlerden çok fazla inceleyerek en uygununu aldığımızı söyleyebilirim, size de yardımcı olması için ilgili linkleri veriyorum.
Park yatağımızı Pratik Ev' den, bebek arabamızı E-Bebek' den , bu arada biz pek çok araba denedik, amacımız hem gereksiz para vermemek hem de bebişin rahat edebileceği, sağlam bir araba almaktı, bu ürünle hepsine sahip olabilirsiniz hem de aynı ülkelerde üretilmiş, aynı testlerden geçmiş pek çok üründen daha az para vermiş olursunuz.Arabanın , sepet kısmı çok geniş, tutma yerinde özel bölmeleri sayesinde mamalarını saklayabiliyorsunuz, ve çok kolay açıp kapatabiliyorsunuz, tabiki bastonlara göre yer kaplaması biraz fazla bunuda gözarda etmeyin.
Halımız ise İvi Market' den halıyı ilk görüşte çok beğendim ama jetonum geç düştü:) Ben bu halıyı nerde gördüm nerde gördüm derken resimleri gözden geçirdiğimde Erinle üzerinde oynadığımızı farkettim :) Umarım Ayça' yı kızdırmayız aynı halıyı aldık diye:) Ama Ayçacım sizin halının fonu kremmiş ben lacivert aldım:(
Şu an oda tam anlamıyla yerleşmediğinden, son halini çekmedim, bende sabırsızlanıyorum.
Şimdi tabi bir takım sorular gelebilir akla.
Daha cinsiyeti bilmiyorsunuz bordürleri arabalı almışsınız v.s
Ben ve eşim mavi ve pembe ayırımına hem karşıyız hem de hiç sevmiyoruz. Bu yüzden herşeyimiz unisex renklerdedir. Yani turuncular, yeşiller, sarılar, kırmızılar.
Bebişin odası turuncu ağırlıklı oldu, perdeleri, lambası hep turuncu. Bordür evet arabalı ama içlerinde şeker ayıcıklar var v.s biz daha çok renklerine vurulduk, duvarımızın rengini tamamladı, içindeki renklerde perdeleri...
Zaten dediğim gibi kızımda olsa deli gibi baştan aşağıya herşeyi barbieli cindyli olmayacak.
Tabiki aklı erdiğinde istediğini seçip giymeye, odasındakileri değiştirmeye sonsuz özgür olacak, ama bu aşamada daha çok erken ve annesinin babasının zevkini kabul etmek zorunda kalacak birazcık:))

21 Ocak 2008 Pazartesi

Bebişimizle Tanışma:)

6 hafta 3 gün ,3 mm kadar, annesi 61,5 kilo

Sonunda bebişimizle tanışmak için 19 Ocak Cumartesi günü vaktinden önce hastanedeydik:)
Babamız yukarıdaki ultroson görüntümüzden sonra biraz hüsrana uğradı, büyük umutlarla gitti sanırım, hani elini ayağını mı görmeyi umuyordu bilmiyorum artık, çok küçük diyip durdu:)
Ama sonra kesenin içinde, plesantanın ucunda, beyaz minik sürekli kıpırdayan birşey görünce aklımızdaki herşey unutuldu:) Minik kalbim büyük bir hızla durmadan atıyordu. Bu bir mucize dedim bundan başka bir kelime olamaz, mucize..
Herşey çok iyiymiş, çok sağlıklıymış:) bundan daha önemli bir şey olamaz zaten.Artık her ay düzenli olarak bebişimizin gelişimini takip edeceğiz, ama doktorum "hadi sen yenisin merak edersin şimdi" diye 3 hafta sonraya randevu verdi biraz daha erken göreceğiz yani:)

Bugünden sonra yapacaklarımız:

Folic Asit miktarımız arttı,
Her gün en az yarım saat yürüyüş, yapabiliyorsak kapalı bir yüzme havuzu bulup üye olmak(kasları en iyi çalıştıran spormuş) ve hep merdiven çıkmak(doğuma hazırlıyormuş)
Gün aşırı bir yumurta,
Her gün 2 bardak süt, en az iki litre su içmek,
Kahvaltıda en az bir kibrit kutusu peynir,
Öğlen sebze yemeği yiyorsak akşam mutlaka köfte-et-tavuk yada balıktan biri yenecek.
Pilav,makarna,hamurişi,ekmekten mümkün olduğunca kaçıyoruz:)
Karbonhidrat ağırlıklı beslenmezsek çok iyi olacak.
9 ile 12 kilo arası bitirmek en iyi dedi bakalım biz nasıl gideceğiz. Benim belki tek avantajım tatlı sevmiyor olmam :) ama bebiş için her gün tek bir kare çikolata yiyeceğim, mutluluk hormonu salgılasın diye:)
Ben bunun dışında, badem-fındık ve cevizden oluşan bir karışım hazırlayıp her gün bir avuç kadar yiyiyorum, 5 tane kadar kuru kayısı, akşamlarıda çok sevdiğim ve kalsiyum kaynağı olan kabuklu yer fıstığı yiyiyorum.
Her akşam yemeğinden sonra muz-kivi ve yeşil elmadan oluşan meyva tabağımızla günü bitiriyoruz.
Bitiriyoruz diyorum çünkü eşimden hiç beklemeyeceğim bir performansla ben ne yaparsam onu yiyiyor.Neden beklemiyordum çünkü ikimizde ağız tadına önem verirdik bugüne kadar, şimdi kendi canının bile çekmediğini söylüyor demek psikolojik:)
aynı evin içinde bir başka kişi canımın çekeceği şeyler yemeyince çok daha kolay oluyor:)
İş yerinde geçen hafta perşembe ve cuma günleri acayip şekilde canım ton balığı istedi, resmen burnuma koktu, hani yeşil erik falan ok de ton balığı ne alaka, bakalım bugünde isteyecekmiyim:)
Bunun dışında allah nazardan saklasın maşallahım var ne mide bulantısı,ne baş dönmesi ne başka bir şey, bebiş sürekli aklımda olmasa hani hamile belirtisi hiç göstermediğim için unutucam bile nerdeyse:)
Doktora bebişi görmeden önce ben hiç bişey hissetmiyorum acaba bi terslik olmasın dediğimde ,güldü resmen deli misin daha ne istiyorsun diye:)
Aklımdaki tüm soruları ben daha sormadan yanıtladı zaten doktorum, bunun dışında internette okuduğum, özellikle bu aylarda makyaj malzemesi kullanılmamasına dair şeylere tamamen uydurmasyon gözüyle baktı birde azarı yedim deli gibi internete takıldığım için:)
İnternette şu haftada bebek şu kadar mm falan yazıyor, neye göre nasıl yazarsın diyor, sonra insanlar benimki o kadar değil demek ki bir terslik var deyip üzülüyor dedi, her anne babanın bebeği aynı cm olabilir mi? ben eşimle kısa boyluyumdur, normalden küçük olabilir, siz uzun boylusunuz farklı özellik gösterir, oyüzden bunlara takılmayın dedi, şimdi düşünüyorum haklıda..

18 Ocak 2008 Cuma

Sonunda Güzel, Çok Güzel Bir Haber:)



Nasıl başlanır, ne denir? Bilmiyorum, sadece şaşkınım...:)
Günlerce belki aylarca pek çok bu duyguyu tatmış site sahiplerini yada çeşitli yazıları okudum.Onların ilk anki duygularını nasıl kaleme aldıklarını okudum hemen hemen hepsi birbirine benziyordu, biliyorum şimdi size de benim yazım öyle gelecek ama ne yapıyım, şaşkınım, sevinçliyim, havalardayım, rüyadayım sanki:)
Evet kiminiz bilmece yazıma korktu, üzüldü, kiminiz ilk tahmininde bildi:)

HAMİLEYİM, Bir bebeğimiz olacak:)

Allaha şükür bizi hiç bekletmedi, hatta bu fikri bir iki kere sesli dile getirdik ve şimdi hayatımızda:) işte bu kadar çabuk, belkide hala inanamamam bu yüzden.
Her şey çok yeni, sanki herşeye yeniden başlıyor gibiyim. Her dakika elim onda,aklım onda, yemek yerken, yürürken,alışveriş yaparken...
Her şey boş sanki bir tek o var...
Allah tüm sahip olmak isteyenlere nasip etsin, bu çok değişik,çok şaşırtıcı bir deneyim ki ben bunu daha hiçbir şey hissetmeden, daha o en minik halindeyken, henüz onunla tanışamamışken söylüyorum, siz düşünün 1-2 ay sonrasını:)
Çok mutluyum,herşey onun için...
Yakında yeni bir hayatın, ondan habersiz onun için koşturanları, neler yaptıklarını, belkide çocuk sahibi olmayı planlayanlara, benimle aynı dönemi yaşayanlara ışık tutacak bilgiler ve haberlerle devam edeceğim.

Meltemli Lezzetler, sadece yemek tarifleriyle başladı, kısa sürede yine benim gibi sadece yemek tarifi veren blog arkadaşlarıyla dostluklar kuruldu, tarif alışverişleri yapıldı.
Sonra hem tarif hem günlük tarzı oldu, bu sebeple farklı siteler keşfedildi ve onlar favorilere eklendi.
Şimdi yeni anne olmuş, olmak üzere olan siteler keşfedildi, onlar takip ediliyor.
Yani Meltemli Lezzetler artık HAYATIN LEZZETLERİNE DÖNDÜ
Bu sitede artık tüm mutluluklar, tüm lezzetler,tüm keyifler olacak.
Yani yok yok:)

Bebişimizle kısmetse yarın tanışacağız, yarından sonra yeni haberler ve bu hikayenin en başından sizlerle olacağım.

Şimdiden benimle birlikte sevinen, iyi düşünen, dualarını eksik etmeyenlere teşekkür ederim.

Yarını düşünmekten başka bir şey yapamadığım için şimdilik bu kadar:)

14 Ocak 2008 Pazartesi

Hoşçakal...

Bugün bir hayat son buldu...
Henüz bu dünyada sadece 32 yıl geçirmişken...
Evlenecekti, çocukları olacaktı...
Hiç bir şeyi yoktu, evinden işine diye çıkmıştı ama dönemedi...
Benim hayatımda sadece 10 dakika yer etti, bir tesadüf eseri ayaküstü tanımıştım, çok güleryüzlü, canlı, hayat dolu bir genç...
Eşimin hayatında ise daha çok yeri olmalı, hergün aynı iş yerinde görüyordu, arkadaştı, şimdi aynı işyerinde son kez gördü...
Genç olduğu için, yaşayacağı çok şey olduğu için, geride sevdikleri, ailesi olduğu için, insan genç ölüme çok çok daha fazla üzülüyor..
Ateş yine düştüğü yeri yakacak, biz hayatımıza dönüyoruz işte, Allah ailesine, sevenlerine sabır versin..
İşte yine unuttuğumuz bir an, hayatı yine sorgulatıyor Allah, her gün yüzlerce can verip, bir o kadarda alıyor, düzen bu mu diyeceğiz yine, yada sevdiklerini erken alırmış mı? Teselli eder mi? Sanmam...

Huzur içinde, gittiğin yerde mutlu ol Tolga...

10 Ocak 2008 Perşembe

Güneş artık batmıyor...


Güneş yeniden yüzünü gösterdi bana:)
Tüm merak eden arkadaşlarıma teşekkür ederim, ben gayet iyiyim, keyfim yerinde, uzun sürede bu güneş gibi parlamaya devam edeceğim:)
En kısa zamanda yeni haberlerle burada olacağım. Sevgiler...

6 Ocak 2008 Pazar


Hayat güzel...
Hayat sürprizlerle dolu...
Hayat zor...
Hayat kalp kırıcı...
Hayat ümitlerle dolu...
Ama çok yaşanası...

Herkesin dönüm noktaları olmuştur hayatı için...Unutamadığı ilk aşkı, evlilik, iş hayatına adım atmak, askerlik v.s.
Önemli dönüm noktaları yaşadım bende, şu an da bir dönüm noktasındayım...
Sevinçliyim, meraklıyım, korku doluyum, şaşkınım...
Beklentilerim oluyor doğal olarak, aynı heyecanı sevdiklerimde görmek..
Hani bir sürü karanlık, yağmurlu günler geçirirsinizde ertesi gün aniden herkesi kıskandıracak kadar güzellikle güneşli, parlak bir gün beliriverir, kuşlar neşeyle etrafta ötüşürken, onlara, mırıldandığın şarkılarla eşlik edersin ve yakınındakilerinde de aynı mutluluğu, güler yüzü görmek istersin...Ama onların kendilerince sıkıntıları, düşünceleri vardır, ve bir anda seninde omuzların çöker, çünkü onları çok seviyorsundur ve üzüldüklerinde üzülür, sevindiklerinde sende coşarsın.
Bende hem inanılmaz,değişik, şaşırtıcı şekilde sevinçliyim ama bir yanımda kırık...
Düzelirim yine, hele bir sabah olsun, güneş yüzünü göstersin, hüzünler dağılır,yine eşlik edecek kuş ararım:)
Sevgiler...

3 Ocak 2008 Perşembe

Uçuşan Beyaz Pamuklar....


Dışarda yılın ilk karı yağıyor, ben hasta yatağında...
Merak etmeyin öyle büyütülecek bir rahatsızlık değil,soğuk algınlığı ama biraz uzun sürdü...
Harika bir manzara bu, ne de özlemişim. Yavaş yavaş herşeyin üstünü örttü...
Canım annem bu soğukta yine benim için koşturdu..Sen ne inanılmaz bir insansın, bütün anneler mi böyledir?
İnsanın hayatta nazının sonsuz geçebileceği belkide tek insansın:)Yine yordun kendini...
Seni seviyorum, sanırım aniden duygusallaştım. Hava,uçuşan beyaz pamuklar, hastalık, ilk akla gelen insan...