16 Temmuz 2009 Perşembe

Dr.Kadir Tuğcu-5

Tatilimizin sonlarına doğru Tolga' da kuru bir öksürük başladı. 10. aya kadar aşımız olmadığından bir kaç aydır Kadir Bey' e gitmemiştik bu yüzden benim de sorularım birikmişti.
Öksürüğün, sürekli terlemesinden ve geceleri de tavandaki pervane ile uyunmasından dolayı olduğunu düşünürken aslında bunların öksürük yapmayacağını, mutlaka mikrop almasından dolayı olduğunu, bunun da kuluçka süresinin 10 gün civarı olduğunu öğrendim.Yani Tolga ay başı bir mikrop almış, fırsat buluncada ortaya çıktı. Neyse ki göğse inmemiş, ateş, iştahsızlık vs. yapmadığından dolayı da Kadir bey' in en sevdiğim huyu olan ilaçsız tedavi şekline devam kararı oldu. Kendisi de zaten ben sormadan söyledi : "Şimdi başka bir doktora gitsen kesin antibiyotik vermişti bu öksürüğe. Öksürük vücudun verdiği çok sağlıklı olan bir tepkidir. Çocuk bununla kendi savaşmalı, sen antibiyotik vererek o savaşı durduruyorsun ve bundan sonraki tüm hastalıklarda vücut bu ilacı almadan toparlaması zor oluyor diye de ekledi. Sonuçta bugünlerde artık tek tük öksürüyor, birazda burun akıntısı ama sağlığı maşallah yerinde. Uzun süre yarım kilo eksik gelen Tolga' yı ilk kez bu ay beğendi. Güneş gördüğü de belli dedi aynı ay grubu çocuklarına göre 5-6 cm uzun çıktı.

Sorularıma gelince, ilk olarak hala yumurtanın sadece sarısını veriyordum katı olarak, artık beyazını da verebilirmişim. Bir iki gündür kahvaltısı bulamaçtan kurtuldu, çeşit geldi:) Küçük küçük kesilmiş domates, salatalık, peynir.Yumurtada her gün yiyiyor ama yağda yumurtayı pek beğenmedi, yumurtanın beyazına da tek başına henüz alışamadı. Yarın biraz az pişirip ekmek didikliyip deniyeceğim, bakalım...

Bir diğer sorum da içtiği suyu doğduğundan kısa bir süre öncesine kadar kaynatıp veriyordum bir buna artık gerek yok, ikincisi eve gelen damacana suyu değilde musluğumuzun yanına taktırdığımız arıtma suyunu direk içiriyorum. Bir su firması çalışanından bu artıma suyunun bebeklere verilmemesi gerektiğini duyduğumu, içerisindeki minarallerden de arındığı için bebeklerin yeterince mineralli su içemediğinin doğru olup olmadığını merak ediyordum. - Kadir Bey, bebeğin içtiği su miktarının zaten gün içerisinde çok olmadığını, ayrıca içtiği sütten gerekli tüm mineralleri aldığını söyledi.

-Günlük şişe süt yerine güvenilir, çifliği olan bir yerden alınan ama adı yine kapı sütü olan sütü alıp içirmemin doğru olup olmadığını sorduğumda, bunu istemedi. Bu sütü çok uzun saatler uzun uzun kaynatmak gerektiğini böyle oluncada sütün tüm değerlerini kaybettiğini söyledi. Şu an yaptığım usul olan günlük şişe sütünden süt verip yine ondan yoğurt yapmamın doğru olduğunu söyledi.

Şimdilik hatırlayabildiklerim bunlar,zaten Tolga ile bu postu yazmak çok uzun sürdü aklımdakilerde uçtu ama eksiklerimi hatırlarsan yeni bir yazıda devam ederim.

Gittik,geldik...Yüzemeden döndük:)


Suyu ve suda oynamayı çok seven Tolga' yı, büyük bir hevesle simidini de şişirerekten denize koşturduk ama nafile...Tolga daha ayağını suya değdirir değdirmez kedi yavrusu gibi yapıştı boğazıma. Sudan korkan minik kedim

Suyun soğuk olmasıda bir sebep olabilir ama Tolga' dan 2 ay büyük bebeklerin sesi çıkmıyordu onlarınki de bebek teni değil mi sonuçta? Denizden dönüp evin bahçesine hazırladığımız suda misler gibi oynuyor tabi bunda suyu biraz ılıştırmamızın da etkisi vardır. Neticede hayaller bu seferlik olmadı biz de en ufak isteksizliğinde hemen çektik kenara, neme lazım sonra büsbütün tırsar falan onu da istemem.

Tüm hafta boyunca bir isiliktir yapıştı her tarafımıza. Sabahtan akşama kendine oldukça büyük olan rahat bir atletle günü bitirsede yinede terledi ve bütün eklem yerleri boynu yüzü kabardı.Serin tuttum, günde en az 3-4 kere suyun içinde oldu, pudra, antihistaminik kremler vs. olmadı olmadıhala izleri duruyor.

Önceleri illede aile yanı olması gerekmiyor bir otelde yada tek başımıza da idare edebiliriz diye atıp tutsamda annemlerin de bizle olması harika oldu. En azından Tolga' nın uyumasını beklemeden de denizime girebildim yada acele eve koşturup ne yiyecek diye düşünmedim. Sanırım bebekli anneler için ilk yıl bu şekilde olması çok daha iyi. Seneye bütün görmek istediğim yerlere inşallah oğlumla birlikte gideceğiz.


Tolga' 10 ayını bitirdi. Boyu 78cm kilosu 9.400

3 Temmuz 2009 Cuma

İnsanlık İçin Küçük Bizim İçin Büyük Bir Adım

Sonunda geçte olsa Tolga kendi odasına temelli yerleşti:)

Bizim büyük sorunumuz olan geceleri çıkan emziğimiz yüzünden bunca zaman odasına alamadım Tolga' yı ama son zamanlarda sanırım artık diş ağrıları yüzünden her gece yatağının içinde 40 takla atması bizi de bezdirdi. Odasına aldığım geceden şu son 2 geceye kadar uzun zamandır olmadığım kadar rahat geçti. Ben bile inanamadım. Artık aramızda espri konusu oldu: Biz Tolga' nın dönmelerinden o da bizim horultumuzdan sanırım kurtuldu da o yüzden rahat uyuyor diye :) Ama şu an daha büyük bir problemim var. Eğer bir sağlık sorunu yoksa ki ben olmadığını düşünüyorum ama Kadir amcamız gördükten sonra sanırım bir pedagog bulmam gerekecek çünkü ben okuduklarımla, araştırdıklarımla, kendi yöntemlerimle bu sorunu henüz çözemedim.

Sorun şu ki Tolga iki gündür kelimenin tam anlamıyla kanguru gibi yaşıyor benimle. Yemek bile yiyemiyorum. Odadan çıktığım an basıyor yaygarayı dakikalarca susmuyor. Kısa kısa sürekli görünüyorum "Oğlum ben burdayım, bir yere gitmiyorum" yok hiçbir şey kar etmiyor. Kucağa alınana kadar susmuyor. Ben de her ağladığında almak istemediğim için dayanmaya çalışıyorum ama resmen sular seller gibi ağlıyor.Ama aynı odada olsam bile kar etmiyor illa kucağıma alacağım. Lütfen biri bana akıl fikir versin çünkü sonunda ya ben onu doktora götürücem ya da o beni..Tecrübeleriniz varsa ya da bildiğiniz güvendiğiniz bir pedagog paylaşırsanız sevinirim.


Bu arada biz bir haftalığına bu sıcaklardan, şehrin kargaşasından uzaklaşıyoruz. Tolga' nın denizle olan ilk maceralarıyla geri döneceğiz...Görüşmek üzere...