28 Eylül 2008 Pazar

Günler geçiyor...


Günler geçiyor oğlum her geçen gün büyüyor... Uzun bir süre her geçen gün oğlumda değişiklikleri keşfederek geçecek belli ki...
Herşeyden önce ikimiz de sağlıklıyız, birimiz genelde az uykuyla ayaktayız:)
Tolga doğduğu günden beri kendince bir program oluşturdu halen de onu uyguluyor. Gece yarım yada 01:00' de uyku, 04:00' de uyanma, alt değiştirme, emzirme, gaz çıkarma tekrar emzirme ve uyutmak için evin içinde bir kaç tur:) sabah 8:30 şanslıysak 9:30' da kalkma öğlen 13:00' e kadar aynı tur devam,13:00' de uyuma 1 bilemedin 2 saat uyku, akşam 17:00-19:00 yada 18:00-20:00 uyku, işte yine gece 01:00' e kadar ayakta:)
Bebeğim olmadan önce ve olduktan sonraki bütün düşüncelerin, önceden söylediklerinimin boş laf olarak kaldığını anladım.
Bebek uyumayınca yada çok ağlayınca çaresizlikten yapmayacağım dediğim herşeyi yapmak durumunda kalmak neymiş anlaşıldı, yani iş başa düşmeden kimse kimseyi eleştirmemeli:)Buna en iyi örnek emzik vermeye karşı olan ben, itiraf ediyorum ki 2gündür bunun nimetlerinden faydalanıyorum:( eğer yanımda bana yardım edecek kimse yoksa yani sabahları evde yalnızsam 8:30' da kalkan ve 13:00' e kadar yattığı yerde durmayan bebişim sayesinde kahvaltı edememekten dolayı kafayı sıyırma noktasına geliyorum. Böyle yanlız kaldığım gün ilk denemeyi yaptım ve bir mucize olduğunu gördüm:) yani hala çok zorda kalmasam vermemeye çalışıyorum ama insanı kurtaran birşey o kesin.
Günlerce yazmak için masanın başına otursamda yazacak çok şey olmasından ama bir türlü fırsat olmamasından dolayı yazamadım ve şu an aklıma gelenleri karışık olarak anlatmaya çalışacağım.
-----------------------------------------------------------------------------------
Tolga göbek bağını o kadar çok sevdi ki ancak 18.gün terkedebildi:)
-----------------------------------------------------------------------------------
Üstteki yazıya başladıktan 5 gün sonra tekrar kaldığım yerden devam ediyorum:)
Bu süre zarfında maalesef oğlumuzu hasta etmeyi de becerdik:( Çok şükür önemli birşey yok, nezle oldu. Burun tıkanıklığı,hapşırma, ara ara öksürük...2 gündür gözünün içine bakıyoruz ve maalesef serum fizyolojik harici bir tedavimizde yok, ateşimizde olmadığı için o yönde de ilaç kullanmıyoruz. Sanırım artık bu geceden sonra düzelecek.Hastalık nedeniyle gece doğru düzgün nefes alamadığından 2 gündür 2 saatte bir kalktık, eşimle ayakta uyuduk resmen bu yüzden bayram seyran anlayamadık.
Yinede oğlumuzla ilk bayramımızı evde kendi çapımızda geçirdik. Oğlum babasından ilk harçlığını aldı, kumbarasına attı bile:)
3 gün sonra tam 1 aylık olacak Tolga... 1 ay olmadan kuzenine, Ikea' ya, babaannesi ve hastaneye gezileri oldu bile.Ve kendisinden 5 saat küçük olan kuzeni de bayramda el öpmeye geldi.İkisini yan yana seyrettikçe büyüyüp ortalıkta koşturmalarını, top oynamalarını hayal ediyor insan.

3 yorum:

Yesim dedi ki...

Geçmiş olsun, daha iyidir şimdi umarım. Ne de çabuk geçiyor zaman, Tolga'cık büyüdü de 1 aylık oldu nerdeyse :)
Sevgiler,

Belgin Davidson dedi ki...

Meltemcim cok gecmis olsun.. Bizde Istanbuldayiz geldigimden beri seni bu telefondan ariyorum galiba senin bendeki telefon numaran yanlis. 0533 475 30 41 Bizde burda Lara'yi cok hasta ettik Meltemcim. Zavallim geldiginden beri cok kilo kaybetti. Hasta oldugunda hic yemek yemedi surekli emzirdim. Emzirirken zavallim burnundanda nefes alamadigi icin cok zorlaniyor. Acile kaldirdik zavallim cok ateslendi birgun boyunca hic atesi dusmedi hep 39 ve 40 lardaydi. Hala burnu akiyor hapsiriyor ve emerken cok zorlaniyor yavrum. Cok gelip sizleri gormeyi cok istedim bir sana ulasamiyorum iki bizim ki hasta Tolgacıgıda daha kotu etsin istemem. En azindan bir sesinizi duymayi cok istiyorum.
Cok gecmis olsun.. Hepinizi cok opuyorum gecmis bayraminiz kutlu olsun
BELGIN

Meltem :-) dedi ki...

Belgincim mailini yazarsan numaramı iletirim, seni görmeyi çok isteriz:)