17 Kasım 2008 Pazartesi

Kısa Kısa...

Yine ihmal ettim siteyi.Bu zaman zarfında Tolga doğduğu günden beri istediğim bir şeyi yaptım ve kendi bebeklik doktorum olan Kadir Tuğcu' ya gittik. Hastanenin çocuk doktoru, internet, kitaplardan edindiğim bilgilerler iyice allak bullak olmuştum ve bütün merak ettiklerimi sordum. Kadir Bey zaten oldum olası lüzumsuz yere ilaç verilmesine karşıdır benim de ilk sorum verdiğimiz gaz ilacına devam edip etmeme idi. Neo Baby adlı bir ilaçtı ve hiç gerek olmadığını söyledi, bu ilaçlar bağırsakları tembelleştirdiği için bir nebze rahatlama gibi olur ama siz gaz çıkartmasını becerebilirseniz zaten bu ilaca gerek yok dedi. Başından beri Tolga' ya zorunlu kalmadıkça hiç bir ilaç vermek istemediğim için hemen o gün kestim ve zaten o günden beri dayanılmaz hiç bir ağrısı olmadı. Bu arada anne ayak üşütürse bebeğe gaz olur falan gibi şeylere de inanmamı belirtti.
Kusması için bile ilaç veriyorlar şu an. Kusmanın iki sebebi varmış, biri çok emmesi, ikincisi çok sık aralıklı emmesi. İkisine de dikkat et, ilaç falan verme dedi.
Sütüm azalmıştı son günlerde, onun için de 3 şey söyledi.1-Emzirmeyi isteyeceksin, pozitif olup stresten, üzüntüden uzak olacaksın. 2- Dinleneceksin 3- Bol bol su içeceksin. Tatlılar, helvalar, bozaların sana faydası yok, onları da yediğinde susuyorsun aynı kapıya çıkıyor ayrıca yediğin-içtiğin hiçbir şey sütünün kalitesini arttırıp azaltmaz dedi.
Tolga yüzüstü yatmayı hep çok sevdi, Kadir Bey' de hiç bir sıkıntı olmadığını sürekli yatırabileceğimi söyledi, zaten internetteki daha önceki yazılarından bunu biliyordum.
Bir de şu giydirme işi iyice canımı sıkmaya başlamıştı ona da açıklık getirdi. Anneanne ve babaanneler sen üç kat da giydirsen dördüncüyü giydirir o yüzden onlar ne diyorsa tersini yap dedi:) Siz evde ne kadar kalınlıkta giyiniyorsanız bebek de o kadarla üşümez dedi. Ayrıca üşüme yaşlılarda en fazla, gençlere yaklaştıkça azalır dedi. Yani yaşlılar hep soğuktan şikayet eder ama bebekler de kan akışının hızlı olmasından dolayı en son bebekler de soymadığınız sürece üşüme olur dedi.
Bir diğer kafamı kurcalayan konu Rota virüsü aşısı idi. Hastanedeki doktorumuz illede verem aşısının olduğu gün yapılmalı dedi. Kadir Bey böyle bir zorunluluk olmadığını da anlattı ve biz bu kontrolde karma aşı ile rotayı aynı gün yaptık.

Sanırım şimdilik her konuda güvendiğim doktoruma devam edeceğim.

Günlerimiz bunun dışında aynı hızıyla devam ediyor. Hemen hemen her gün dışarı çıkmaya çalışıyoruz. Kimi gün 1 saat pusetle hava alıyoruz, kimi gün alışveriş bahanesiyle yine sokağa çıkıyoruz. Bu tempoya alışmasını istiyorum. Yani sabahtan akşama sürekli aynı havayı aynı rutini yaklamasından yana değilim. Buna rağmen yinede hemen hemen her gece aynı saatte yatmaya alıştı gibi. Bebeklerin düzeni, kuralları sevdiklerini okumuştum o yüzden aynı saatte yatırmaya, aynı satte yıkamaya özen gösteriyoruz.Verem aşısı nedeniyle 3 gündür yıkayamadık ama bugün banyosunu yapacak:) Kadir bey ayrıca her gün olmasa da gün aşırı banyo yapmasını, 3 günü bulmaması gerektiğini, bebek yağı kullanabileceğimi (Hastane doktorumuz losyon harici bir ürün vermemişti) belirtti. Ayrıca yine hastane doktorumuz ilk 3 ay damacana suyu ile yıkamamız gerektiğini belirtmişti, bu bilgiye güldü geçti " Çocuklar doğar doğmaz musluğun altında yıkanıyor ne damacanası" dedi. Haklı da..

Şimdilik aklıma gelenler bunlar, yeni bilgiler edindikçe yazmaya devam edeceğim.
Tolga uyanmak üzere sabah sporumuz, masajımız ve oyunlarımız için uzun bir süre yine yokum:)

1 yorum:

AycA dedi ki...

pazar günü de gezmelerdeydiniz galiba..size gelmeye Tolgayı koklamaya niyetlendim ama yoktunuz..
Kadir beyin gözünü sevem ben :)
damacana suyu ne ki :) haha çok güldüm buna..
Tolga uyuduğunda uyu Meltemcim..sütüne en çok bu iyi gelecek emin ol.. öpüyorum sizi ..