31 Mayıs 2009 Pazar

Dün, liseden beri hiç kopmadan görüştüğümüz arkadaşlarımla uzun bir aradan sonra eşimin şehirdışında olmasını fırsat bilip bir gün geçirdik.

Önce sahilde Tolga' ya hava aldırdık, meyvasını yedirdik arkasından güzel bir kızlar toplantısı için hazırlık yaptık. Belki 7-8 çeşit peynir Barcelona' dan gelen şarapla birleşince harika bir sofra oluştu.
Tolga' da bütün gün dışarıda olduğundan iyi uyuyacağını sanarak geceye başladık ama deli gibi uykusu olmasına rağmen yatırdıktan 10 dk. sonra ağlayarak uyandı, ben kucağıma aldım uyudu tekrar yatırdım 10 dk.sonra tekrar...Bu tekrarlar arasında sofra kurmaya çalıştım. Tabi her uyanışında ev kalabalık sesten dolayı kalktığını düşündüğüm için kızlara sürekli "şiişşt" demekten ne onlar bence bişey anlayabildi ne de ben, zaten sürekli mutfakla odası arasında gittim geldim.En sonunda uykuya geçtiğince bu sefer 21.30 oldu ve kalkmadı hem kızlar onunla vakit geçirsin hem de akşam yemeğide yememiş olduğundan uyandırma gafletinde bulundum. Tekrar uyuması gece yarısını buldu ama bu süre zarfında da sürekli huysuzdu. Kimsenin kucağına gitmedi,zırladı durdu, sofrada öylece kaldı...
Ama hikaye burada bitmedi tabi.Bu kadar geç yatan ve gündüzdende uyumamış bir bebeğin uyuyacağını sandınız tabi, yanıldınız! Sabah 7 ' ye kadar aralarda 3-4 kere emzik, 7' den sonra emzirme ve süt, 8.30' a kadar kucakta sallama, olmadı ayakta sallama, yatağında olmadı, yanıma, yanımda olmadı kucağımda gibi bir sürü şekilden sonra, sabahın iğrenç neminde atılan terlerden sonra Tolga Paşa uyududa benim uyku kalmadı.
Bugünse kızlar gitti, geriye benim hüznüm kaldı yine. Hayatımda bebiş olsada benim dünyamı tamamen ele geçirmemeli, o da bizimle bu hayatta yanımızda yürümeli ve biz gündelik yaşamımızı sürdürmeliyiz-i savunan ben! bir kez daha herşeyin değiştiğini Tolga keyifliyse bazı şeylerinde düzgün gidebildiğini, huzursuzsa benimde kendimce bir gün yaşayamayacağımı anlamış bulundum.
Herşey daha keyifli daha eğlenceli olacak sanmıştım, eskisi gibi ama etrafa"Şişşttt" ler dağıtmaktan hiçbirşey anlamadım. Oysa bugün, ev boşken, öğle uykusuna yatan Tolga, 20 dk. uyuyup, bu 20 dakikayıda 10-5-5' er dakika kalkarak kalabalıktan değil kendi sıkıntısından olduğunu belli etti.
Dişler patladı ateşde yapmadı diye sevinirken şu an ki çektirdiği sıkıntı ve huysuzluğu anlayamıyorum. Öğlenleri uyuduğu iki sefer 1'er saatten molaya çok ihtiyacım varken şimdi bu süre iyice kayboldu.Üzerine bir de sıcaklar gelince ve uyumayan bir çocuk olduğu için her fırsatta duş yapamayınca daha çok sinirlenme sebebim ortaya çıktı...
Bütün bu olup bitenler içinde belkide en keyifli haber hamile olmadan önceki kotuma giriyor olduğumu görmemdi. Yaklaşık 6-7 haftadır diyetisyen eşliğinde verdiğim 6 kilonun keyfini sürüyorum şimdi. Son 4-5 kilom kaldı o zaman eskisinden incelmiş olacağım.
Diyetisyene gitmeye kendimi iyiden iyiye saldığımı hissettiğim, aynaya bakmaktan nefret ettiğim zaman karar verdim çünkü maalesef kilo vermeyi sağlayan gerekleri bilsemde uygulamaya geçemiyordum. Diyetisyene giderek yeni birşey öğrenmedim ama iki haftada bir başka şeylere harcayabileceğim bir parayı diyetisyene vererek bir kere canım yanıyor bari dediklerine uyayım kilo vereyim diyorsunuz bir de her gidişinizde kollardan bacaklardan kaç cm gittiğini önceki haftalarla karşılaştırmak sizi motive ediyor. Bir 1 ay kadar devam edeceğim sonra amaç bu alıştığım düzende porsiyonları azaltarak hayata devam etmek. Geçen akşam eşimle uzun bir aradan sonra dışarıda yemek yiyerek kendimizi ödüllendirdik ( bu arada babamızda benimle birlikte diyette başladı ve bayağı kilo verdi) ama ertesi günüm resmen karın ağrısıyla geçti. Sanırım mide, hafif yemeğe alıştı...
Hayat yine uykusuzluk-yorgunluk- ev-Tolga ve onun her saniye "içerde sessizlik oldu acaba şimdi ne muzurlukta"şeklinde devam ediyor.

Bu günlerde durduk yere "ben başaramayacağım" , "neden bu kadar tahammülsüzüm" diye düşünüp yer yer ağlama krizleriyle sabırsız olduğumu, çabuk yorulduğumu ve iyi bir anne olup, onun için evde kalıp, her saniye gelişimi için onunla ilgilenme hayallerimi yerine getiremediğimi düşünüp üzülüyorum.
Evde olmak işimi daha zorlaştırıyor. Ne kadar işleri bırak oğlunla ilgilen diye düşünsemde yemek yapmak, bulaşıkları,evin dağılması oğlumla ilgilenmemin önüne geçiyor vu buna daha çok canım sıkılıyor.
Offf bugünlerde Meltem bunalımda....:(

1 yorum:

BURÇİN dedi ki...

canım Meltem'im çok güzel bir gün ve gece geçirdik..herşey süperdii:D senin 'şiiiişşştttt'lerine bile çok gülüyorduk görmedin mi:D canım benim bu bişey anlatamadığı dönemlerini bile başarı ile atlatıyorsun bundan sonrası daha güzel:D seni çok seviyoruz biz güzel anne:D Tolgamızın anası:D