16 Aralık 2007 Pazar

DANA KOVALAMACA...

Hürriyet 16 Aralık Pazar

Bekir COŞKUN bcoskun@hurriyet.com.tr

Dana kovalamaca...


KARDEŞLERİMİZ kaçan bir danayı kovalıyorlarsa...

Demek ki bayram geldi.

Kimi zaman İspanyolların, boğaların önünden kaçma şenliklerini görürüz televizyonlarda. Bir kapıdan salınan boğalar ve onların önünde koşan, daha doğrusu kendini boğalara kovalatan İspanyollar.

Bizimkisi tersine:

Önde dana...

Arkasında arkadaşlar...

Hah...

Demek ki bayram var...

*

Bütün hayvanlar kesilirken korkarlar.

Korkudan titrerler ve gözleri hiçbir zaman olmadığı kadar irileşir, dehşet içinde etraflarına bakarlar.

Çünkü onları da Allah yarattı ve yaratırken onlara; beslenme, bebek sahibi olma, yavrularını koruma, savunma, sevme gibi duygular yanında "korkma" duygusu da verdi.

Siz hiç bir koyunun kaybolmuş bebeğini arayanını gördünüz mü?

Deliye döner...

Bağıra bağıra sağa-sola koşuşur.

Onun kokusunu bulmak için havayı koklar.

Ve bulduğunda... Çenesi ile onu altına çekerken, yüzüne durmadan öpücükler kondurur.

Çünkü o bir annedir.

(.....)

Tüm bu duygulara sahip bir canlının "korkma" duygusunun olmadığını söyleyebilir misiniz?..

İşte bu yüzden kaçar koyunlar, danalar.

Hele yakalanınca bir bıçağa bakışları var...

*

Ama ne yapacaksınız?

"Kesmek" ibadetse ve Diyanet İşleri Başkanlığı illa "kan akıtın" diyorsa...

250 bin yetim ve kimsesiz yaşlı binbir türlü çağdaş ihtiyaçları için yardım beklerken, illa onlara "kırmızı et" vermek istiyorsanız...

Danaları kovalamalıyız...

Dana korkar...

Ne zaman arkadaşların dana kovaladığını görsem...

Hah...

Demek ki bayram var...

Bekir Coşkun' un bugünkü yazısını okuyunca yine o günlerinin geldiğini farkettim, hani yollarda koşan hayvancıklar, her köşe başının kan dolması vs.
Ben vejeteryan değilim yani köftemi de etimi de yiyorum ama ben bizzat bu işe sebep olmuyorum. Bu kesimlerin profesyonelce yapıldığı, büyük fabrikaların ve özel kesim alanlarına sahip büyük firmalara ait yerlerden gelen etleri alıyorum. Yol kenarında, gözünün içine baka baka kan dökmüyorum. Benim bu noktada dini sözlere karnım tok. Hiç bir mantıklı açıklaması olmayan, yıllardır süre gelen bir şeyi sorgulamadan devam ettirenleri de anlamam mümkün değil. Kendini hayvan sever olarak tanıtmak, evinde hayvan beslemek sonrada göz göre göre kan dökmek, bu nasıl iş?
İçinde hayvan sevgisi olan, hayatında bi kere bile olsun herhangi bir canlının gözünün içine gerçekten bakan biri bunu yapamaz. Ne hakkınız var onu annesinden, bebek yapmasından, onu kollamasından mahrum etmeye.
Ben de biliyorum doğanın gereklerini, hayatta kalmak için her canlının diğerini yemek zorunda olduğunu, ama en azından sadece bu iş için yetiştirilmiş hayvanları, ihtiyacın kadar, fazlasıda olmadan ilgili kuruluşlardan alıp tüketmek yetmez mi?
Madem dini vecibeler, aynı zamanda bilmez misiniz müsriflikte aynı derece günahtır. Dolabınızda ihtiyacınız kadar etiniz varken koca bir hayvanı kesip, aynı şekilde evinde her daim eti bulunan komşunuza verip sonrada içinizin huzurlu ve sevap kazandığınızı hissediyorsanız size sadece acırım...

Bu görüntülerden büyük zevk alıyorsanız eğer kesmeye devam edin ama inançlarınıza da aynı oranda devam edin çünkü bir gün nasıl olsa onlarla karşı karşıya geleceksiniz !

1 yorum:

www.lezzetaski.com dedi ki...

Öyle doğru anlatmışsın ki üzerine birşey eklemek istemiyorum. Sana ve ailene iyi bayramlar diliyorum...