18 Mart 2009 Çarşamba

Güzel bir gün...



Dün hava soğuk ama güzeldi.Günlerdir üzerimdeki miskinlik havasından anneannemizin gelişiyle kurtulduk ve soluğu Fenerbahçe Parkı' nda aldık. Mis gibi bir deniz havası içimize çektik, küçük bir piknik yaptık ve Tolga bu esnada hep uyudu. Tertemiz bir havada uyumaktan daha güzel ne olabilir ki..



Kuşları, kedileri besledik. Tolga ilk kez bir kedi gördü ve çok dikkatle seyretti.
Açık havada sütünü içti. Onunla evin dışarısında vakit geçirmeyiş zor olsada daha çok seviyorum sanırım. Çünkü keyif aldığını düşünüyorum. Temiz bir havada yaptığımız 1 saatlik bir yürüyüş bile hem ona hem bana iyi geliyor.

Artık yaz gelsin çok istiyorum. Bir yere giderken ki bavul taşıma olayımızdan kurtulmak için can atıyorum. Zavallım üstünü giymekten nefret ediyor zaten, kat kat...Bir de ek gıdalara geçilince, yok maması, çorbası, elması, suyu, biberonu, bezi, yedek kıyafetleri derken bir yerden bir yere gitmek yada 1 saat bile olsun dışarı çıkmak külfet oluyor.Çoğu zaman da işte bu yüzden dışarı çıkmaya çıkmaya insan bavul hazırlamad, dışarı çıkmada da pratikliğini kaybediyor:)


Akşam olunca da Eskişehir' den gelen dedemiz, torununu çok özlemiş, bol bol hasret giderdiler ve bir günü daha böylece sonlandırdık.

3 yorum:

yeni anne dedi ki...

Evet artık yaz gelsede bu kat kat giydirmeler, aman üşütecek diye eve hapis olmalar bitse:) Benim bebeğimde tolga ile aynı ayda ama üşütecek korkusundan dışarı çıkaramıyorum.Maşallah Tolga kedilerle , kuşlarla tanışmaya başlamış...

kakaolusevgi dedi ki...

merhaba,
ben de hem bir blog sahibi,hem de bir oğlan annesiyim senin gibi,yazılarını yeni okumaya başladım,benim de oğlum 7aylık,aynı dertleri,sevinçleri paylaşıyoruz.
Gerçekten biz de biryerlere çıkarken inanılmaz bir vakit kaybıyla çanta hazırlıyoruz :)
Bebeğine Allah sağlık versin,maşaallah'ı var.

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

ahh dedeler.. bizim dede de ölüyo tunaya. hasret giderip geri gidiyor ama gider gitmez özlüyor gene. benim sırf dışarı çıktığımda kullandığım ve içinde tüm mazemelerin olduğu bir çantam var. deprem çantası gibi duruyo ardiyede. hemen her gün atıyorum kendimi sokağa soğuk moğuk demeden yoksa çıldırırım evde oturmaktan. biraz temiz hava, bir fincan türk kahvesi bile iyi geliyor.