26 Mart 2009 Perşembe

Son 1 Hafta...

Son bir haftada aslında bir sürü şey olsa da benim yazacak halim hiç olmadı.
Önce "Bebeğinizin Beslenmesi" konulu bir seminere gittim. Konunun uzmanı hastalanınca yerine bir diyetisyen geldi. Konusunda deneyimli biri olsa da semineri yönetme becerisi ayrı bir durum, maalesef bunu bceremeyince çok da verimli bir seminer olmadı. Topluluk genelde de 1 yaşından büyük çocuğu olan annelerle dolu olunca benim gibi ek gıda ile ilgili açıklama bekleyen annelere pek yaramadı. Hatta daha çok bilgi kirliliği yarattı diyebilirim. Mesela ben Tolga' ya her sabah kibrik kutusu büyüklüğünde keçi peyniri veriyorum, ancak diyetisyen labne peynir önerdi. Şekerden mümkün olduğunca uzak tutmamız gerektiğini bir kaç kez belirtti ve muzda da çok fazla olduğu için önermiyor buraya kadar belki tamam ama ben Bebe bisküvilerini sorduğumda evet içerisinde fazla şeker var dedi ancak bize dağıttı örnek bir günlük beslenme tablosunda her güne iki bisküvi vermiş yani bunun gibi pek çok çelişki vardı ve onca anne içerisinde onca telaşlı annenin sorularıyla zaten bu konulardan yorgun olan beynim iyice sulandı ve dörtgözle Tolga'nın iyice yorduğu babasının beni beklediğini gördüm:)
Son bir haftadır yazmıyorum ama Tolga'da son sürat gelişmeler var, unutmadan not almam gerek.
Sanırım 3 gün önce ilk kez çok ama çok net bir şekilde Ba-Ba dedi. Tabiki bilinçli olarak babasına demedi ama çok net bu sesi çıkardı. Çoğu zamanda ağzını baba diyecek şekilde oynatsa da sesi her zaman çıkartamıyor. Babamız da Tolga' nın bunu bilinçli yapmadığını bilse de mest ötesi olduğunu farkediyorum:)
Yine son iki gündür kendince bir oyun geliştirdi.Kucağımızdayken ağzından emziğini çıkartıp bizim ağzımıza götürüyor, biz, emermiş gibi sesler çıkardığımızda da katıla katıla gülüyor:)
Ama herşeyden önemlisi 25 Mart Çarşamba yani dün Tolga ilk kez emekledi:) Hızlı bir şekilde sürünerek halının bir ucundan diğerine gidiyor. Nedense oyun halısının dışı daha cazip geliyor, iki sn yanından ayrılıyorum geldiğimde parkede oynadığını görüyorum ve bir yanım çok sevinsede diğer yanım artık beni daha zor günlerin beklediğinden emin:)

Bu hafta bir de Ayaz ile Tolga'nın yine oyun günü vardı:) Akşam olduğunda üzerimden tren geçmiş gibi olsada ikisini seyretmeyi, komikliklerini, yeni gördükleri objelere tepkilerini görmeyi, vakit geçirmeyi hiçbir şeye değişmem.

18 Mart 2009 Çarşamba

Güzel bir gün...



Dün hava soğuk ama güzeldi.Günlerdir üzerimdeki miskinlik havasından anneannemizin gelişiyle kurtulduk ve soluğu Fenerbahçe Parkı' nda aldık. Mis gibi bir deniz havası içimize çektik, küçük bir piknik yaptık ve Tolga bu esnada hep uyudu. Tertemiz bir havada uyumaktan daha güzel ne olabilir ki..



Kuşları, kedileri besledik. Tolga ilk kez bir kedi gördü ve çok dikkatle seyretti.
Açık havada sütünü içti. Onunla evin dışarısında vakit geçirmeyiş zor olsada daha çok seviyorum sanırım. Çünkü keyif aldığını düşünüyorum. Temiz bir havada yaptığımız 1 saatlik bir yürüyüş bile hem ona hem bana iyi geliyor.

Artık yaz gelsin çok istiyorum. Bir yere giderken ki bavul taşıma olayımızdan kurtulmak için can atıyorum. Zavallım üstünü giymekten nefret ediyor zaten, kat kat...Bir de ek gıdalara geçilince, yok maması, çorbası, elması, suyu, biberonu, bezi, yedek kıyafetleri derken bir yerden bir yere gitmek yada 1 saat bile olsun dışarı çıkmak külfet oluyor.Çoğu zaman da işte bu yüzden dışarı çıkmaya çıkmaya insan bavul hazırlamad, dışarı çıkmada da pratikliğini kaybediyor:)


Akşam olunca da Eskişehir' den gelen dedemiz, torununu çok özlemiş, bol bol hasret giderdiler ve bir günü daha böylece sonlandırdık.

14 Mart 2009 Cumartesi

Oyun Grubu


Uzun zamandır takip edenler biliyor ama yine de hatırlatayım: Oğlumla aynı gün yeğenim dünyaya geldi, 5 saat ara ile:) İki kardeşin aynı gün çocukları dünyaya geldi yani. Bunun her zaman çok özel birşey olduğunu düşündüm. En azından şimdilik apartman çocuğu olacak gibi duran Tolga ve Ayaz için yaşıtıyla birarada büyüyecek olması açısından çok büyük şans. Şimdilik haftada bir gün rutin şekilde biraraya geliyorlar ve ben her hafta ikisindeki değişikliği şaşırarak izliyorum.
İkisiyle tüm gün birlikte olmak gerçekten çok ama çok yorucu. Yani ben bir tane ile yorgunum diyorsam siz düşünün. Akşam oturduğum yeri bilemiyorum ki evde annemle birlikte bakıyoruz. Biri mama sandalyesinde yedikten sonra sıradaki geliyor bu da yaklaşık 1 saat demek:) arkadan altlar değişiyor, neyseki ikisi aynı saatte yatıp aynı saatte kalkıyor. Oyun esnası da komik. Hangisi bir oyuncak tutsa,öbürü onu görüyor onu almak istiyor. Biri emzik emerken öbürü onu ağzından çekiyor kendi ağzına takıyor, daha neler neler... Çok komikler, çok şirinler, her geçen gün daha çok birbirlerini keşfediyorlar. Birinin annesi öbürünün halasıyım ama Allah biliyor ya gram ayırt edemiyorum, ikisinide bitiyorum:)
Sevgili Ayça' nın tabi benim ki gibi bir kaderi olmadığından:) Erin' in yaşıtlarıyla olmasını sağlamak adına oyun grubu çalışması yapmıştı. Çocuklar sayesinde anneleriyle de güzel bir dostlukları oluştu. Onları takip ettiğim sıralarda ben hamile bile değildim ama bir gün ben de bebeğim için böyle bir şey yapacağım demiştim. Henüz fırsatım olup onunla konuşamadım çünkü bu işte en iyi tecrübesi olan o yani nasıl grubu bir araya getirdi, oyun günlerinde çocuklar için nasıl çalışmalar yaptı, bildiğim kadarıyla ev sahipleri için bile kural koymuşlardı. Kendisiyle oturup kouştuktan sonra daha net birşeyler oluşturacağım ama en azından böyle bir çalışma içine girsem talep olur mu vs. içindir bu post.
Tolga ile hemen hemen yakın zamanlarda olan bebişleri haftanın belli bir günü ki bana göre şimdilik haftada bir gün yeterli çünkü karşısındaki bebekle henüz çok çok yeni iletişim kuruyor aslında en iyi zamanları 9 aylıkken olacak ama zaten 7. ayın içerisindeyiz. Böyle bir grupla tanışıp, biraraya gelme, hazırlık aşamaları ancak oluşur diye düşünüyorum.
Sözü fazla uzatmadan ben bir oyun grubu kurmayı düşünüyorum. Şimdilik algılayışları ve düzeyleri çok önemli olduğundan 6-7 aylık bebekler için ama dediğim gibi ne zaman toplanmayı başarırız bilemiyorum o yüzden bu ay aralığı şimdilik verilmiş bir durum, sadece böyle bir çalışmaya girsem talep olur mu merakı içindeyim. Takip edenler bilir Erinde ben bu çalışmanın çok net faydalarını gördüm. Çok daha girişken, paylaşımcı, çok erken dönemde derdini anlatabilen, ne istediğini bilen, herhangi bir oyuncağı görür görmez ne yapacağını bilen bir çocuk oldu. Bu oyun grubunun her çocuk için faydalı olduğunu tartışmasının kabul etmek lazım. Şu da bir gerçek ki iş annelerde bitiyor. Gerçekten özellikle erken dönemde yorucu olabilir, günün sonunda belki bir daha götürmeyeyim bile diyebiliriz :) ama inanın çok kısa sürede ne kadar geliştiklerine inanamayacaksınız.
Mail adresim meltkumtepe@gmail.com bu ay grubu bebişi olan, İstanbul' da yaşayan katılmak isteyen, görüş bildirip, sorusu olan herkesle yazışalım, ortak bir karar alalım, en azından katılım olacak mı onu görelim. Bu esnada ben de boş durmayacağım. Araştırmalarım, yeni bilgilerim oldukça yazacağım.

11 Mart 2009 Çarşamba

Uykusuzluk....

Yaklaşık iki aydır Tolga' nın uykuları bozulmaya başlamıştı ama son 10 gündür beni ağlatacak kadar uyanmaları arttı.
Banyodan sonra iyi uyurdu o da değişti. Vermeyeceğim dediğim gece mamalarını da denedim, yok o da işe yaramadı. Eskiden gece bir kez emmeye kalkarken artık karnını iyice doyurup uyutmama rağmen sadece emmek için iki kere kalkıyor ama bizim asıl meselemiz emzik... Emzik takmak için en az 8-10 kez uyanıyorum:(
Gündüz emzik neredeyse hiç vermiyorum, uyuyunca ağzından alıyorum vs. ama gece yarısı aniden emzik için uyanıyor. Baktım emzik verdiğim halde susmuyor, emziriyorum buna rağmen uyuması zorlaşınca mama vermeye başladım, mamadan sonra uyuyor bu durumda gece de sütümün yetmediğini düşünüyorum ama asıl sorun okuduğum, araştırdığım her yerde artık geceleri acıkmadan uyuması gerekiyor, yani gece yatıp sabah kalkabilir bana göre açlık uyanması değil bu.
Pek çok siteyi ve kitabı inceledim, oradaki tekniklerin kimi zalimce kimi aşırı sabır gerektiriyor. Evet maalesef çok sabırımlı değilim. Belki eskiden öyleydim ama gece uykusuzluğu,üstüne tüm gün oğlumla ilgilenmek, şimdi ek gıda çileleri, bir yandan ev, sabır pek kalmıyor:(
Tüm gece kalkmadan uyutmayı beceren anneler lütfen tekniklerinizi bana da anlatın zira bu uykusuzluk üzerine gündüz oğlumla yeterince enerji dolu olarak ilgilenememeye başladım ki buna çok üzülüyorum çünkü evde kalış sebebim o.
Bunun dışında yeme problemimiz de ek gıdalara geçişte baş gösterdi. Ne çorba ne yoğurt ne meyveli yoğurt... Hepsi ağıza giriyo aynen kaşığa iade ediyor. Tek sevdiği muz yada elma dilimini meyve sebze emziğine koyup emmek.
Gerçi doktorumuz hala aceleye getirmiyor bunları hep ben kendi kafama göre verdim ama bir yandan da biberona daha fazla da bağımlı olsun istemiyorum.
Sizlerin yorumlarını merak ediyorum, ne zaman katı gıdaya geçtiniz, neler verdiniz, örnek bir kahvaltı vs.

5 Mart 2009 Perşembe

Tolga 6 Aylık :)

Oğlum, Yarım Yaşındasın :)

Tolgammmm bak yine duygusallaştım:) Bir gün bunları okuyacakmısın onu da bilmiyorum ama günlerin koşturmacası sırasında söyleyemediklerim, unuttuklarım olabilir, bu yazıları okuyarak senin her yeni hareketinde, çıkardığın seste benim neler hissettiğimi anı anına okuma fırsatına sahipsin.

Bugünlerde beni biraz uykusuz bırakıyorsun, nedenini henüz çözemedim ama 4.ayında nerdeyse bizimle yatıp bizimle kalkarken şimdi gecede en az 2 kere emzik takmak için bir kez emzirmek için kalkıyorum, sabahda babanla birlikte 6,30 ayaktasın:)
Biraz uykusuz ve yorgunum bazen sinirlerim allak bullak oluyor bu yüzden, uykusuzluktan enerjimi toparlayamıyorum ve bazı gün neredeyse hiç seninle sohbet edemeden gün bitiyor. O anlar işte çok daha üzgün oluyorum çünkü seninle her anını yaşamak, gelişiminin en önemli olduğu bu döneminde birebir seninle ilgilenmek istediğim için evdeyim ama yeterince senin gelişimin için konuşup ilgilenemeden gün bitebiliyor. Ama her gün böyle değil tabi, insan zamanla herşeye alışıyormuş, artık 4 saatlik uykunun üzerine bile sana masal okumaya, yeni oyunlar yaratmaya çalışıyorum. Hava biraz ısınsın hemen temiz hava almaya çalışıyoruz, bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama dışarıdayken bir başka geliyor kahkahaların.

Biraz odadan çıkıp geri gelince, beni gördüğün andaki gülüşün, çıkardığın sesleri dünyalara değişmem oğlum. Minicik süt kokan, elini ağzına sokmandan dolayı hep ıslak olan ellerinle yüzümü, gözümü,dudaklarımı tek tek inceliyorsun, o kadar ciddi bakıyorsun ki... Herşeyi öğrenmeye, keşfetmeye çalışırken ki yüz ifaden tarifsiz...

Son 1 haftadır mama sandalyesine oturuyorsun, bu sayede biz de biraz daha rahat yemek yemeğe başladık. Elinin altına bir plastik kap ve silikon kaşığını veriyorum, içine bazen çok az muz yada elma püresi koyuyorum ve sen kaşığa doldurduğum minicik şeyleri büyük bir iştahla kendin ağzına götürüyorsun:))) Seni saatlerce seyredebiliriz gibime geliyor.

Sen benim artık minik tırtılımsın çünkü poponu kaldırarak hafif yuvarlanarak hedefine ilerlemeye çalışıyorsun. Oyun halının üzerinde üstüste 4 kere yuvarlanıyorsun ve her seferinde seni tahtanın üzerinde buluyorum.

Dün ilk yaramazlığını yaptın ama ben resmedemedim çok üzgünüm. Yine mama sandalyende yoğurtlu elma püreni yiyiyordun, daha doğrusu 4 kaşıktan sonrasını yemedin ve ben iki dk içinde bez almaya gittim ki bir ses! Benim oğlum uzanmış masa örtüsünü çekmiş, fincan, yoğurtlar her yer her yerde. Ama en önemlisi sanki yaptığı şeyi bilirmişsin gibi yüzünde kocaman bir gülümsemeyle bana baktın:) O suratı da unutmamak için hafızama kaydettim.

Her günün çok güzel, çok özel...Birlikte nice aylar, yaşlar kutlamak dileğiyle.
Seni çok seviyorum.

1 Mart 2009 Pazar

Dr.Kadir Tuğcu-3

Tolga geçtiğimiz cumartesi bir aşı ve kontrol daha geçirdi. Geçen muayenelerde sadece aşıdan sonra ağlarken bu sefer sanırım hatırlamalar başladı ve daha boyu ölçülürken çığlık atmaya başladı:(
Geçen aya göre kilo almış olsada hala yaklaşık 400-500 gr eksiği var. Bunda benimde payım olabilir, midesi çok genişletmemek adına bir öğünde 150 cc yi geçmemiştim artık bunu en az 180 e çıkarttım ama biraz zor oluyor çünkü Tolga' da fazlasını kabul etmiyor. Kilosu 7.240 boyu hala aynı ay grubuna göre 2 cm uzun, 68 cm.
Benim için genel anlamda sağlıklı olması yeterli bir kriter açıkçası gr.larla uğraşmıyorum ama öğünleri arttırdım.
Gelelim bu ayki soru listeme.

Tolga artık 6 aylık mama sandalyesine yada koltukta gönül rahatlığıyla oturtabilir, ayaklarının üzerine bastırabilir miyim?
-Hiç bir sakıncası yok, omurga bu kiloyu çok çok rahat taşıyacak surumda, hatta başından beri oturtabilirdin...

Yürüteç ve tavana asılan hoppalaların erkek bebeklerden zararlı olduğu söyleniyor?
-Hiç bir zararı yok, erkek testisleri altta değildir, zaten böyle bir sıkıntı olsa bebek o acıya dayanamaz ağlar, hoppalayıda aşırı zıplayıp düşmedikçe sorun yok kullanabilirsin.

Tanıdığım bazı bebeklere dokturu demir ilacı vermiş, siz Tolga' ya vermeyecek misiniz?
-Demir ilacı bebekler için eğer kan testi sonucu çok büyük bir düşüş yoksa verilmesinin zararı var, bunu veren doktorlar da şarlatan :/
Demir ilacı alan bebekler, dışardan bir mikrop aldıklarında hastalığı iki katı ağır yaşarlar ayrıca demir ilacı alan bir çocukta doğuştan Akdeniz Anemisi hastalığı varsa o bebeği zehirler bir de yine bu ilacı alan bebekler de lösemi hastalığının teşhisi zordur. Yani kan testi yapılmadan bir bebeğe demir ilacı vermek çok çok tehlikeli.

Tolga' ya inek sütü vermiştiniz ama yaklaşık 2,5 gün kabızlık çekti ne yapmalıyım?
-Sadece bütün gün inek sütü verme, bir öğünde normal ne içiyorsa o kadar sulandırmadan ver ertesi gün yine bir kere, normal tuvalete çıkmaya alıştıysa bu sefer iki öğüne çıkar bu arada mama ve anne sütüne devam ama inek sütünün miktarı artınca mamayı kes. Bu ay da sadece süte alıştırmayla geçsin çünkü süte alışınca vereceğim ek gıdalar hep sütle yapılan şeyler olacak.

Ben size danışmadan yoğurt ve elma püresi veriyorum günde bir kez...
-Sorun yok ama bence ilk inek sütüne alıştır diğer gıdalara çorba vs. acele etme hepsine sıra gelecek.

Tolga' da çok sık gözlerini ovuşturma durumu var gözlerde bir sorun mu var?
-Farkedemediğiniz ölçüde kısa süreli bir nezle- grip geçirmiş olabilir, o esnada da yapar.

Geçtiğimiz iki gün üstüste kakasında siyah,ince,kıvrımlı bir şeyler gördüm o gün iki kaşık muz ve elma püresi vermiştim bununla mı ilgili yoksa parazit gibi birşey midir?
-Bu meyvelerdeki posalardan olur, gayet normal.

Son zamanlarda bir de çorba vs. gibi şeyleri bebeğe vermeden önce blendır yerine misalı süzgeçler kullanılmalı diye duyuyorum, meetale değen sebzeler vitaminini kaybediyormuş?
-(Bu soruma da kısa bir süre güldü :) Biz cam rende önerirken, hiç bir metal rende cam rende kadar meyve sebzeyi pütürsüz hazırlayamadığı için metali önermeyiz ama onun dışında metal zararlıdır diye bir şey yok , o zaman bebeğe metal kaşıkla da bir şey verilmez olabilir mi böyle bir şey!

Bebeğe hazırlanan besinlerde zeytinyağın ph ının 0.3 olanını bulmalıymışız?
-Böyle şeylere gerek yok.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar, bu arada yeni keşfimiz elmalı yoğurt:)
Tolga yoğurdu ayrı elma püresini ayrı yiyince 4 kaşıktan fazlasını yemiyordu ama şimdi ikisini karıştırdım bir de eline kaşığını verdim kendi ağzına götürünce daha mı fazla hoşuna gidiyor, oyun mu yapıyor bilemiyorum ama yarısını gözlerine,burnuna ve kollarına yedirse de zevkle ilk kez yarım fincan bitirdi:) Hamişlere duyurulur:)