19 Mart 2007 Pazartesi

Bir cumartesi akşamı...

Bu hafta iş yoğunluğumdan yazmaya biraz ara verdiğimi farkettim ve maalesef yine bu yoğunluktan dolayı elimden pek bir işte gelemedi :) ama haftasonu çok güzel vakit geçirdim. Öncelikle cumartesi akşamı resimdeki güzel sofranın sahibi sevgili Berna Hanım ve Fatih Bey' in evine iş arkadaşlarımız ve eşleriyle birlikte davetliydik. Berna Hanım mükemmel bir sofra hazırlamıştı. Sıcak sıcak nefis bir börek, kereviz salatası, taze fasulye ki bu fasulyeyi özellikle anlatmakta fayda görüyorum. Şöyle ki, Berna Hanım o kadar zevkle ve severek bu sofrayı hazırlamış ki bu öncelikle fasulyeden belliydi. Fasulyeleri ayıkladıktan sonra, arpacık soğanları, şekeri, tuzu, rendelenmiş domatesleri ve yağını henüz fasulyeler pişirmeden iyice tatları birbirlerine geçene kadar karıştırıp, daha sonra geniş bir tencereye üstüste, ikişer sıra halinde dizip bir daha hiç karıştırmadan kendi suyunda pişirmiş ve servis etmiş. Bundan sonra kesinlikle bende bu şekilde yapacağım çünkü hem görüntüsü mükemmeldi hemde kendi suyunda pişen fasulyeler her zamanki tatlarından çok daha lezzetliydiler.Bunun dışında yine renk uyumunun hakim olduğu, biber, domates, zeytin ve oldukça acı turşularıyla ayrı bir servis...Her biri birbirinden farklı peynir çeşitleri ve özel servisi ile mükemmel bir meze sofrasıydı. Ben de kendisine destek olabilmek için daha önceki tariflerimden bildiğiniz, yeşil dürümümü kişi bazında marul yapraklarına sararak servis ettim. Sofranın bereketinin sakın bu çeşitlerle sınırlı kaldığını sanmayın, biz böyle düşünürek tüm bu lezzetlere kendimizi kaptırmışken ana yemekler geldi. Berna Hanım, sadece et yada balık yemeyen kişi olması riskine karşı hem et sote hem de fırında levrek yapmıştı ki ikisininde lezzetine diyecek söz bulamıyorum. Ve pilavı... Çingene pilavı olarak biliniyormuş. İçerisinde bulgur, pirinç ve arpa şehriye karışımı ile, rendelenmiş havuç, kayısı ve üzüm bulunuyordu.Üzümün verdiği mayhoş tadı ve kayısının lezzeti anlatılacak gibi değil. Ben daha tadına bakmadan önceki tariflerimde bulunan arpa şehriyeli pilavıma benzettim ama her gittiğin yerden, her tecrübeden bambaşka şeyler öğrenildiğini atlamışım:) Pilava küçük küçük robottan geçirilmiş kuru kayısılar ilave etmeyi herhalde düşünemezdim.
Sevgili Berna Hanım' a ve Fatih Bey' e bu güzel yemekler ve eşliğindeki zevkli müzik ziyafeti, sohbetleri için tekrar teşekkür ederim. Harika bir cumartesi akşamı geçirdim.

Pazar günü eşimle benim genelde miskinlik günüm olduğu için yine brunchla karışık, yemesek bile göz zevkimiz için kurduğumuz güzel bir pazar kahvaltısından sonra filmimizi seçtik ve seyretmeye çalıştık. Çalıştık diyorum çünkü sürekli gidip-gelen elektrik kesintisi kısa da olsa sinir harbi yaşamamıza sebep oldu ve sonunda filmi bitirebildik:)

Kanlı Elmas (Blood Diamond), Leonardo DiCaprio, Djimon Hounsou, Jennifer Connelly' nin başrollerde olduğu ve elmas ticaretinin boyutlarının, bu uğurda yapılan savaşların, kaybedilen hayatların, parçalanmaya çalışılan bir ülkenin ve içindeki hayatların hikayesi... Daha filmin başında aslında hepimizin bu ticaretin içinde payımızın olduğunu düşünüyorsunuz. Özellikle pek çok kişinin bu değerli taşın ufacık bir parçasını bile parmağında görmek için çırpındığını ve dolaylı da olsa bu ticaretin içinde hissediyorsunuz kendinizi. Bunun dışında Afrika' da halen süre gelen çocuk askerlerin dramı, geçirdikleri travmanalara da ışık tutuyor. Oyuncularda süperdi. Özellikle 1997 yılında yine beni çok etkileyen Amistad filmindeki performansı ile Djimon Hounsou...
Sonuç olarak bence olağanüstü bir filmdi. Halen seyretmemiş olanlara duyurulur:)

11 yorum:

Adsız dedi ki...

selam canim ziyaretine cok sevindim siteni gezdim cok güzel yemekler var ellerine saglik ayricada sofra harika,güzel bir hafta gecirmeni diliyorum her zaman bekliyorum,sevgiyle kal...

www.yemegim.blogcu.com

Safran dedi ki...

Meltemcim bu sofrada olmak varmış, muhteşem görüntüler, sevgiler :)

ebrulitatlar dedi ki...

Meltem'cim gerçekten çok güzel bir gece geçirmişsin, sofra çok güzel, Berna hanımın ellerine sağlık, sizlerede afiyetler olsun, sevgiler...

Pastacı Kız dedi ki...

Merhaba Meltemcim insanın güzel dostları olması ne güzel Berna hanımın ellerine sağlık harika bir masa hazırlamış.umarım sotlarınızla böyle güzel günleriniz hep olur sevgiler.

Meltem :-) dedi ki...

:) haklısınız çok güzeldi.bu hafta biraz tembellik ettiğim için en azından Berna Hanım sayesinde sizinle güzel bir sofra paylaşabildim:)Böyle iyi dilekler almak ne güzelmiş,inanın yemek yapmanın yanında en çok bloglar arası bu iletişim beni mutlu ediyor:)Sevgilerimle...

esra(büyüleyenmutfak) dedi ki...

MERHABA MELTEMCİM
YA SOFRAYI ÖYLE BİR ANLATMIŞSINKİ
BİR ANDA İÇİNDE BULUVERDİM KENDİMİ
AMA SADECE SEYRETMEKLE YETİNİRKEN
:):):)
GÜZEL BİR OLMUŞ İYİDE OLMUŞ
O FİLME GİDEMEDİM ÇOKDA MERAK EDİYORDUM
TAVSİYE EDENLERİN SAYISI O KADAR FAZLA Kİ
NEYSE
ÖPTÜM CANIM SEVGİLER

Hande dedi ki...

Bu nasıl güzel bir sofra böyle... Yerinde olmak isterdim. Hem göze hem de mideye hitap ediyor... Harika valla...

Meltem :-) dedi ki...

Esra, bencede gecikmeden bir dvd sini elde et derim zaten vizyondan sanırım kalktı. sevgiler

Meltem :-) dedi ki...

Hande Merhaba,
Bu sayede siteni favorilerim arasına ekleme fırsatı buldum yorumun için teşekkürler. Seninde eline sağlık pideni en kısa sürede deneyeceğim;) Sevgilerimle

Betül dedi ki...

Merhaba Meltem,
ay ne özendirici bir anlatım bu böyle:)yutkunasım geldi okurken.Sitenide çok hoş buldum.
ellerine sağlık

Meltem :-) dedi ki...

Betül Merhaba,
Teşekkürler, seninde siten hayırlı olsun, gerçekten çok zevkle hazırlanmış.Sevgiler...